Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/10629 E. 2021/12054 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10629
KARAR NO : 2021/12054
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesi ile birlitke 134.865,06 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 10.000,00 TL Manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, manevi tazminatın az olduğunu,
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, davacının kendisine verilen el testeresini değil de spirali kullandığı için ağır kusurlu olduğunu, davacıya verilen %25 kusurun az olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının gerçeği yansıtmadığını, ücretin hatalı tespit edildiğini, davanın sigorta şirketine ihbarını istedikleri halde dikkate alınmadığını, manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürmüştür.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamıdan Kurum tarafından davacının sürekli iş göremezlik oranının %7,30 olarak tespit edildiği, aşamalarda davalı tarafın sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiği, hükme esas bilirkişi hesap raporunda bilim ve mühendislik ile ilgili yardımcı profesyonel meslek mensuplarına ait TÜİK verisi dikkate alındığında ücretin asgari ücretin 2,86 katı olduğu buna karşılık bu ücretin davacı tarafın iddiasının da üstünde kalması nedeniyle davacı tarafın iddiası gibi net 3.600,00 TL (asgari ücretin 2,56 katı) üzerinden maddi zarar hesabı yapıldığı, davacının kaza tarihinde 22 yaşında olduğu, 15 yaşında iken 2010 yılında sigortalı olarak çalışmaya başladığı, ilk olarak 125 gün Türkiye İş Kurumu tarafından eğitimi destekleyici faaliyetler iş kolundan bildirim yapıldığı, devamında 14/08/2010’da …İş Elbiseleri San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işyerinden 19/06/2014 tarihine kadar yaklaşık 4 yıl iş giysisi imalatı iş kolu ve konfeksiyon işçisi meslek kodu ile bildiriminin yapıldığı, sonrasında 4 ay diğer giyim eşyaları imalatı iş kolundan dikiş makinesi işçisi meslek kodu ile bildirim yapıldığı, devamında yaklaşık 3 ay Turhal Net Telekomikasyon … şirketinden baz istasyonu montaj işçisi olarak 2014 yılında bildirim yapıldığı, sonrasında 2 yıl sigortalı çalışmasının bulunmadığı, ilk kez yüksek gerilim trafo montaj işçisi olarak bildirimlerinin ise dava dışı diğer bir şirketten 16/04/2016 tarihinde kazadan yaklaşık 11 ay önce yapılmaya başlandığı, davalı işyerindeki bildirimlerinin ise ilk olarak 20/07/2016 tarihinde kazadan yaklaşık 8 ay önce başladığı, davalı iş yerinde giriş ve çıklarının bulunduğu, bu arada başka işyerlerindeki çalışmalarının da bildirildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin davalı işyerinde 01/06/2016 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 506 sayılı Kanunun 109. maddesi ile 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, çelişkinin Adli Tıp Kanunu’nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Üst Kurullarınca giderilmesi gereklidir. Çelişkinin Yüksek Sağlık Kurulu ile Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalından alınan sağlık kurulu arasında çıkması halinde de, amacın uyuşmazlığı en geniş katılımlı bir kurul kararı ile sona erdirmek, yeni çelişkilerin ortaya çıkıp uyuşmazlığı çözümsüzlüğe itmeyi engellemek olduğu dikkate alındığında, ilgili Adli Tıp Üst Kuruluna başvurulmalı ve alınacak raporla uyuşmazlık sona erdirilmelidir.
Diğer yandan zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davalının sürekli iş göremezlik oranına itirazı dikkate alınmak suretiyle sürekli iş göremezlik oranı kesinleştirilmeden sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi, davacının hizmet döküm cetvelindeki kayıtlara göre montaj ustası olmasının mümkün olmadığı, montaj işçisi olduğu gözetilerek ücret araştırması yapılması gerekirken ücret araştırma prosedürü hatalı ve eksik işletilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Kabul ve uygulamaya göre de davalı şirketin ticaret ünvanı … Elektrik Elektronik İnş. Mak. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu halde karar başlığına eksik ve hatalı yazılması, bölge adliye mahkemesince çıkarma hatası yapılması nedeniyle davalı şirket aleyhine 92,00 TL fazladan karar harcı yüklenmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş yukarıda açıklanan prosedür işletilerek davacının sürekli iş göremezlik oranını kesinleştirmek, davacının montaj ustası değil montaj işçisi olduğunu dikkate alıp sigortalının yaptığı iş, yaşı, mesleki tecrübesi, iş yerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK’den ve kazanın meydana geldiği iş kolunda faaliyet gösteren meslek odalarından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, davacının ücret ve sürekli iş göremezlik oranı yönünden bir temyizi bulunmaması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakkı gözetmek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde bilinen/iskontosuz ve bilinmeyen/iskontolu dönem başlangıç ve bitiş tarihlerini davacı tarafından itiraza uğramayan hükme esas 02/07/2019 tarihli bilirkişi hesap raporundaki verilere göre belirleyen bir hesap raporu alarak davacının maddi zararını tespit etmek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmalı, ilk derece mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, davacının temyiz itirazları ile davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.