YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15841
KARAR NO : 2011/3862
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanıklar hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar … ve … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların, olay günü gündüz vakti mağdurun evinin kilitli olmayan kapısını, saç tokası ile kilit dilini ittirip, açtıktan sonra, içeriye girdiklerinde mağdur ile karşılaşmaları üzerine, herhangi bir şey çalmadan kaçmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 765 sayılı TCK’nun 493/1, 61. (5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 35) maddelerine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanıkların eylemine uyan hırsızlığa kalkışma suçundan 765 sayılı TCK’nun 493/1, 61, 81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 35, 53, 116/1, 119/1-c, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırlarıbakımından, konut dokunulmazlığı ihlal suçu açısından 5271 sayılı CMK’nın 253. Ve 254. maddelerine göre “uzlaşma” müessesesinin değerlendirilmesi için anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ve 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3- 5237 sayılı TCK’nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
4- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazınılmış hakkın korunmasına, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.