Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/7187 E. 2021/7294 K. 21.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7187
KARAR NO : 2021/7294
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.01.2020 tarih ve 2019/474 E. – 2020/20 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten aldığı malları perakende sattığını, mal siparişi sırasında alınacak mal bedelinden çok daha fazla tutarda vadeli çeklerin davalı şirkete verildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin 2011 yılının Kasım ayında sona erdiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, ancak çok sayıda vadeli çek ve bononun davalının elinde kaldığını, elindeki çeklere dayalı olarak icra takibi başlattığını, tarafların ticari defterleri ve belgeleri incelendiğinde müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının ortaya çıkacağını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün 2012/16301 Esas sayılı takip dosyasının ve bu takibe konu çeklerin iptaline, davalının takibin % 40’ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı zararların davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacağının kambiyo senedine dayandığını, davacının aleyhine başlatılan icra takibine itiraz etmediğini, zamanaşımı itirazında bulunmadığını, kendisine ödeme emrinin, kıymet takdir raporlarının ve satış ilânlarının tebliğ edildiğini, davacının iddialarının soyut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, çek, bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karinenin mevcut olduğu, bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü gerektiği, yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davacının çeklerin bedelsiz kaldığına dair ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.