YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23317
KARAR NO : 2011/9709
KARAR TARİHİ : 21.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Hükümlü … hakkında kurulan 16.02.2004 tarih, 2002/962-2004/64 E-K.sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyadaki sanıklar … ve …’a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması ve diğer sanık …’un da bozmadan faydalanması için iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’un tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. … hakkında kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, uyarlama yargılaması ve gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 491/2. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 28/09/2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.