Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/7888 E. 2021/12370 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7888
KARAR NO : 2021/12370
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, (kapatılan) …. Hukuk Dairesinin bozmasına uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamında “Somut olayda, davacının bildirimi bulunmayan ihtilaflı sürelere ilişkin resen komşu işyeri tanığı dinlenmeden, çelişkili tanık beyanları ile sonuca gidilmesi hatalıdır. Yapılacak iş, dava konusu dönemde (2003/1. aydan davacının davalı şirket tarafından kuruma bildirildiği tarihe kadar) davacının çalışmasını yürüttüğü otobüs durağına komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş şoför ve diğer çalışanların tanık olarak beyanlarına başvurmak, gerekirse inşaat işyerindeki çalışmalarının doğru olup olmadığının tespiti için bu işyerine komşu işyeri sahip ve/veya çalışanlarını dinlemek ( bu işyerinde kimi aylarda 20 ila 30 gün bildirimi olduğu da değerlendirilerek) ve tüm deliller toplanıp sonucuna göre davacının davalı kuruma bildirimi olmayan sürelerde davalı şirket işyerinde fiili çalışması olup olmadığı, çalıştığının tespiti durumunda bu çalışmanın kesintisiz devam edip etmediği, ara verildi ise ara verme tarihlerini açık bir şekilde belirlemek, sonucuna göre davacının kuruma bildirilen sürelerini de dışlanmak suretiyle bir karar vermekten ibarettir.” gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda; “davanın kabulü ile davacının 15.01.2003-20.08.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespiti ile kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına” karar verilmiş ise de, bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulmuş olduğundan, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar.
Bu itibarla, ilk bozmamız çerçevesinde; davacının dava dışı işyerinden yapılan bildirimleri dikkate alınarak her iki çalışmanın aynı zamanda nasıl gerçekleştiği, davacının aynı anda iki ayrı işverene hizmet vermesinin mümkün olup olmadığı, hizmet etme borcunu ne şekilde yerine getirdiği, davacının ihtilaf konusu dönemde dava dışı kardeşine ait işyerinden yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek bir çalışmaya dayalı olup olmadığı, davalı işyerinde gerçekten çalışıp çalışmadığı, aynı anda inşaat işyerinde ve şehirlerarası otobüs işletmeciliği işyerinde çalışmasının ne şekilde gerçekleştiği araştırılmalı, davacının çalışmasını yürüttüğü otobüs yazıhanesine komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş şoför ve diğer çalışanların tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, inşaat işyerindeki çalışmalarının doğru olup olmadığının tespiti için bu işyerine komşu işyeri sahip ve/veya çalışanları dinlenmeli, tüm deliller toplanıp sonucuna göre davacının davalı kuruma bildirimi olmayan sürelerde davalı şirket işyerinde fiili çalışması olup olmadığı, çalıştığının tespiti durumunda bu çalışmanın kesintisiz devam edip etmediği, ara verildi ise ara verme tarihleri açık bir şekilde belirlenmeli, kuruma bildirilen süreler dışlanmalıdır.
O hâlde, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.