YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11082
KARAR NO : 2013/19509
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık …’ın müdafi huzurunda Cumhuriyet savcılığında ve mahkemede verdiği ifadelerde, yakınlara ait iş yerlerine gece 23:00 – 01:00 saatleri arasında girdiğini açıkça belirttiği; diğer yandan, mahkemece sorgusunun yapıldığı sırada, zarar tespit tutanakları okunarak kendisine sorulduğunda, sanığın yakınanların zararını karşılayacağı yönünde bir beyanda bulunmadığı, bunun dışında zarar tazmini bakımından sanığın kanuni temsilcilerinin ayrıca dinlenilmesinin zorunlu olmadığı anlaşılmakla; tebliğnamede bozma isteyen düşünceler benimsenmemiştir.
I) Sanık …’ın yakınanlar …, … ile …’a ait iş yerlerinden gerçekleştirdiği hırsızlık suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II) Sanık …’ın yakınanlar …, … ve … ‘e ait iş yerlerinden gerçekleştirdiği hırsızlık suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının aynı yasanın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır.
TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; yakınan …’ye ait berber dükkanından 3 TL, yakınan …’e ait ekmek fırınından 45 TL ve yakınan …’e ait bayan kuaföründen 1 TL çalan sanık … hakkında hırsızlık suçu nedeniyle hükmolunan cezadan TCK’nın 145. maddesi gereğince belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20/06/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.