Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/32958 E. 2013/7133 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/32958
KARAR NO : 2013/7133
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama”koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uygulanmaması ve hırsızlığa konu eşyaların şüphe üzerine yakalanan sanıkların araçlarında kolluk görevlilerince yapılan aramada ele geçirilip mağdura teslim edildiğinin anlaşılması karşısında rızai iade bulunmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından; TCK’nın 168/1. maddesine göre indirim oranının, hak ve adalet ilkesi gereğince aynı Yasanın 168/2. maddesinde belirtilen 1/2 indirim oranından fazla olması gerektiği gözetilmeyerek fazla cezaya hükmolunmuş ise de sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanmaması gerektiğinden ve aksi hal sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği,mağdurun ifadelerinde 05.05.2007 tarihinde saat 23.30 da uyduğunu,saat 07:30 da uyandığında hırsızlık olduğunu anladığını beyan ettiği, sanığın aynı gün 07.00 da yakalandığının anlaşılması karşısında sanık lehine yorumla
suçun gündüzleyin işlendiği anlaşıldığı halde sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi gereğince artırım yapılması,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,5237 sayılı TCK’nın 168/1 maddesi gereğince cezasından ½ oranında indirim yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle,eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği,mağdurun ifadelerinde 05.05.2007 tarihinde saat 23.30 da uyduğunu,saat 07:30 da uyandığında hırsızlık olduğunu anladığını beyan ettiği,sanığın aynı gün 07.00 da yakalandığının anlaşılması karşısında sanık lehine yorumla suçun gündüzleyin işlendiği anlaşıldığı halde sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 143.maddesi gereğince artırım yapılması,
2-Hırsızlığa konu eşyaların şüphe üzerine yakalanan sanıkların araçlarında kolluk görevlilerince yapılan aramada ele geçirilip mağdura teslim edildiğinin anlaşılması karşısında rızai iade bulunmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulanması,
3-Mağdurun ifadesinde iade edilmeyen hiçbir belge ve eşyasının bulunmadığını beyan etmesi karşısında,sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkumiyetin silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırıldıktan sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık
hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.ve 3.fıkralarında gösterilen sürelerde yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5-TCK’nın 168/1. maddesine göre indirim oranının, hak ve adalet ilkesi gereğince aynı Yasanın 168/2. maddesinde belirtilen 1/2 indirim oranından fazla olması gerektiği gözetilmeyerek fazla cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 19.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.