Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4196 E. 2021/6796 K. 02.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4196
KARAR NO : 2021/6796
KARAR TARİHİ : 02.12.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.12.2019 tarih ve 2019/667 E. – 2019/1373 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin, davalı ile davacı şirketin günümüz temsilcisi olan… tarafından kurulduğunu, şirketteki işlerin iyi gitmesi sebebiyle ortaklarca sermaye artırımı yapma gereği görüldüğünü, fakat davalının sermaye artırımı kararına rağmen kendi hissesine düşen sermaye payını ödemediğini ve bir süre sonra ortaklıktan ayrılmak istediğini belirttiğini, bunun üzerine şirket yetkilisi… ile davalı arasında 08.03.2011 tarihli hisse devri protokolünün imzalandığını, şirket yetkilisi…’nın davalının bir kısım borçlarını devir almak ve bunun karşılığında davalıya senet vermek suretiyle davalının hisselerini aldığını, fakat daha sonra davalının devir işlemleri için notere gelmemesi sebebiyle resmi devir işlemlerinin yapılmadığını, Bakırköy 37.Noterliğinin 20/10/2011 tarih ve 030236 yevmiye numaralı ‘Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi’ ile…, davalıya verdiği senetlerin iadesi ve şirketin tüm borçlarının ödenmesi şartıyla davalı …’e şirketin tüm hisselerini devrettiğini, takibe konu dekontlara bakıldığında ise paranın şirket hesaplarına, davalının şirkete olan borcu sebebiyle ve şirket hisselerini satın almış olması ve şirketin yönetimini almış olması nedenleriyle yatırdığını, şirketin davalıya takip alacağındaki gibi bir borcunun olmadığını, ayrıca davalının şirkete yönelik usulsüzlükleri nedeniyle hakkında savcılığa şikayette bulunulduğunu belirterek, davalının davacıya yönelik dekontlara dayalı olarak başlattığı Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü’nün 2012/17503 Esas sayılı takipten ve ödeme dekontlarından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitiyle, %20’den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin ilk olarak …Nakış Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. olarak kurulduğunu, 18.03.2010 tarihinde ise davalı ve…’nın, temizlik toptan satışı yapmak için şirketi devir aldıklarını, ancak şirkette usulsüz işlerin farkedilmesiyle 08.03.2011 tarihli protokol ile davalının, şirketi, Taner Yazıcı’ya devrettiğini, aralarındaki protokolle kararlaştırılan bir kısım ödemelerin alındığını, ancak bir kısım ödemelerin alınmadığını, şirketin kötü durumda olması sebebiyle…’nın şirketi davalıya devretmek istediğini, davacı şirketin borçtan kurtulmak için borç içerisinde olan şirketin kendisine devredilmeye çalışıldığını ve dolandırıldığının anlaşılmasıyla devirden vazgeçildiğini, dava konusu takibin dayanağı olan dekontların, davadışı …nin kart borcu ve… Araç kiralama firmasına olan davacı şirketin borçlarının ödemelerine ilişkin olduğunu, davalı tarafından şirket hesabına gönderilen takip konusu paraların davacı şirket temsilcisi… tarafından çekildiğini belirterek, davanın reddine ve takip konusu asıl alacak tutarına işleyecek yasal faizi ile tahsiline ve davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacı şirket hesabına gönderilen EFT makbuzlarının açıklama kısımlarında “borç-çek için-çek için verilen-kredi mevduat hesap ödemesi” ibarelerinin yer aldığı, bu şekilde davacı şirket hesabına gönderilen EFT tutarının toplam 16.270-TL olduğu, bu EFT’lerin davalı tarafından davacı şirketin borcuna istinaden gönderilen havaleler olduğu, havalelerin gönderildiği hesabın davacı şirkete ait olduğu, havale makbuzlarında ve banka hesap hareketlerinde gönderilen havalelerin açıklama kısmında hangi nedenle gönderildiğinin açıkça belirtildiği, bu bağlamda EFT havalelerine konu toplam 16.270-TL alacak yönünden davacı tarafın borçlu olduğu, ancak icra takibine konu edilen alacağın ferilerini oluşturan toplam 3.975,25-TL yönünden davalı tarafın alacaklı olduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, tarafların karşılıklı tazminat istemlerinin ise koşulları oluşmaması nedeniyle ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü’nün 2012/17503 esas sayılı takip dosyasında 3.975,25 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, bakiye alacak yönünden istemin reddine, tarafların tazminat istemlerinin koşullar oluşmaması nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.