YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16805
KARAR NO : 2012/12011
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, sahtecilik, iftira, tehdit
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama”koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında iftira suçundan verilen beraat hükmü ile sanıklar … ve … hakkında hırsızlık,tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sen görürsün , seninle görüşeceğiz diyerek mağduru tehdit eden sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 106/1. (ikinci cümle) maddesinde düzenlenen basit tehdit suçunu oluşturduğu ve mağdurun şikayetten vazgeçmesi karşısında sanıklara şikayetten vageçmeyi kabul edip etmedikleri sorulduktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Sanık …’un hırsızlık suçu nedeniyle yakalandığında işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kollukta ifadesi alınırken kendi kimlik bilgileri yerine kardeşi olan … Turmuş’un kimlik bilgilerini verip ,Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan ifadesinde etkin pişmanlık göstererek gerçek kimlik bilgilerini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın 5237 sayılı TCK’nın 268.maddesi delaletiyle aynı yasanın 267,269 maddeleri gereğince mahkumiyeti yerine kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde beraatine karar verilmesi,
3-Sanıkların hakkında yaşı küçük olması nedeniyle ayrı soruşturma yürütülen ,,ile anlaşarak yaptıkları işbölümü gereği hırsızlık eylemine doğrudan doğruya katıldıkları gözetilmeden, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39. maddesinin uygulanması,
4-Mağdurun 07.09.2006 tarihli celsedeki ifadesinde yaşı küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Fırat Alkaş’ın abisi ile sanık …’ın annesinin zararını karşıladıklarını beyan ettiğinden mağdurdan zararın ne zaman giderildiği sorularak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Gerekçeli kararda sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulandığı belirtildiği halde ,hükümde uygulanmayarak gerekçe ile hükmün karıştırılması,
6-5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …,… müdafiileri ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.