YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/11859
KARAR NO : 2013/10298
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
Mahkeme : İSTANBUL 14. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … … Yütek hakkında “Uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Sanıklar … ve … … Yütek müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteklerinin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ile 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesinin 1. fıkrası ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek, duruşmasız inceleme yapılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmolunan adli para cezalarının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; YTL olarak hükmolunan adli para cezalarının TL’ye dönüştürülmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında “Uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 31. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması sırasında, suç tarihi gözönünde bulundurularak, aynı Kanun’un 7. maddesi gereğince, anılan maddede, 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce öngörülen “1/2” indirim oranının esas alınması gerektiği gözetilmeksizin, değişiklikten sonraki “1/3” oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- Diğer sanıklar … ve …’nin kendilerinde ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeyi sanıktan aldıklarına ilişkin beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın suçunun ortaya çıktığı, olay tutanağı içeriğine göre de; sanığın, diğer sanık …’ın yakalanmasına yardım ve hizmeti bulunmadığı gözetilmeden, sanık … ile birlikte sanık …’ın yakalanmasını sağladıkları şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle cezasından TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrası uyarınca indirim yapılması,
3- Hükmolunan adli para cezasının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4- 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesi ile hükümden sonra CMK’nın 231. maddesinde 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile sözü edilen maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen cümle ile sanığın talebi de dikkate alınarak, TCK’nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesinden önce, daha lehe olması nedeniyle, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5- Uygulamaya göre de; sanık hakkında TCK’nın 62. maddesi ile indirim yapılırken sonuç hapis cezasının “1 yıl 4 ay 20 gün ” yerine “ 16 ay 20 gün” olarak eksik tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA; CMUK’nın 326. maddesinin son fıkrası uyarınca, sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına;
18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.