Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17886 E. 2011/3110 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17886
KARAR NO : 2011/3110
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Hükümlü … hakkında kurulan Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2002 gün ve 2002/568-2002/811 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Söz konusu hükmün sanıklar … ve … müdafiileri tarafından yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 06.12.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık …’ın yararlandırılmasına karar verilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

II- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Hükmün aslını oluşturan kısa kararın açıklandığı 07.11.2006 tarihli duruşma tutanağının 1. sayfasının zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.’nın 232/7 maddesine aykırı davranılması karar yerinde düzeltilebilir eksiklik ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamış sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmekle yapılan incelemede;
Sanıkların müştekinin aracının muhkem olan kelebek camını kırmak suretiyle içinden hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri ve yakınmanın da bulunduğu anlaşılmakla eylemlerinin aynı zamanda mala zarar vermek suçunu oluşturmasına rağmen 5237 sayılı TCK.’nın 151/1. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından ve eylemin aynı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu halde 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2. maddesinde öngörülen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 09.04.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, CMK.’nın 223/8 maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.10.2011 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.