YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6083
KARAR NO : 2021/11353
KARAR TARİHİ : 16.11.2021
MAHKEMESİ : Adıyaman Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Adıyaman Kadastro Mahkemesinin hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararıyla, kararın kesin olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmiş olup, bu ek kararla birlikte hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. madde gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında, … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tarla vasfıyla tespit edilen 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayalı kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın Hazine adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince, dava konusu taşınmazın değeri istinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin bu ek kararı temyiz etmesi üzerine ek kararla, kesin karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağından bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı … davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerekir.
Bu kapsamda somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yolu, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesi sonucu vereceği karara karşı da temyiz kanun yolu açıktır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı ileri sürülen istinaf sebeplerinin esastan incelenmesi için, Bölge Adliye Mahkemesinin kararın kesin olduğu gerekçesiyle verilen temyiz isteminin reddine dair ek kararının kaldırılmasına ve istinaf isteminin reddine dair kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçeyle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 gün ve 2017/749 Esas, 2018/44 Karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA, istinaf isteminin reddine dair 16.01.2018 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.