YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3588
KARAR NO : 2013/7005
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (iki kez) ve tehdit suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; tehdit suçundan beraatine ve atılı diğer suçlardan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.09.2012 gün ve 2011/151 Esas, 2012/286 Karar sayılı cinsel istismar suçları yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii ile mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu,
26.04.2011 tarihli iddianame ile cinsel istismar suçundan açılan kamu davasında 15 yaşından küçük mağdure ve kanuni temsilcisi olan annesi sanıktan şikâyetçi olmadıklarını söylemişlerse de suçtan zarar gören mağdurenin zorunlu vekilinin sanıktan şikâyetçi olup cezalandırılmasını isteyerek ve mahkemece verilen hükmü de temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, 13.01.2012 tarihli iddianame ile cinsel istismar ve tehdit suçlarından açılan kamu davalarının 22.02.2012 tarihli duruşmasında ise mağdure ve vekilinin sanıktan şikâyetçi olup davaya katılmak istediğini belirtmesine rağmen mahkemece bu konuda herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizcede benimsenen 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda tereddüt bulunmadığı ve mağdure vekilininde hükmü temyiz ederek katılma iradesini sürdürdüğü anlaşıldığından, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’nın her iki iddianame ile açılan kamu davalarına katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’nın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle sanık ve müdafiinin yanında katılan vekilinin de temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (iki kez) suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın mağdureye yönelik Kasım 2010 ile Mart 2011 ve Temmuz 2011 ile Aralık 2011 tarihleri arasında gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle açılan iki ayrı kamu davasının birleştirilmesinden sonra mağdure hakkında … Çocuk Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 11.04.2012 tarihli raporda sanığın eylemleri arasında ayrım yapılmaksızın bütün halinde tek bir eylem gibi değerlendirilerek mağdurede travma sonrası stres bozukluğu tespit edildiğinin ve yaşadığı cinsel istismar olayı nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi ve mahkemecede iki ayrı suçtan hüküm kurulup her iki hükümde de TCK.nın 103/6. maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında, mağdurenin ruh sağlığının hangi suça bağlı olarak bozulduğu veya her iki suçtan da ayrı ayrı bozulup bozulmadığı hususlarında açıklayıcı rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, mevcut raporla yetinilmek suretiyle eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere, zincirleme biçiminde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden önceki eylemler olması nedeniyle TCK.nın 43. maddesi uyarınca yapılacak arttırımın 103/6. maddeden önce bulunan ceza üzerinden hesaplanarak, 103/6. maddesine göre belirlenecek cezaya eklenmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK.nın 61/4-5. maddesindeki sıralamaya aykırı olarak 43. maddenin 103/6. maddeden önce uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.