Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24339 E. 2012/28348 K. 26.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24339
KARAR NO : 2012/28348
KARAR TARİHİ : 26.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, memura etkin direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I-Hükümlü … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Cizre Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.06.2004 tarihli ilk kararında yasa yolu bildirimi eksik ise de, anılan kararın sanık müdafiine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 13.12.2011 gün ve 247-261 ile 01.02.2011 gün ve 244-14 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; yasa yolu bildirimindeki eksikliğin, mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukat olan, sanığın savunmasını üstlenen ve bu bağlamda savunma ve yasa yollarına başvurma açısından yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan müdafii açısından bir yanılgı ve bu kapsamda hakkın kullanılması yönünden bir engel oluşturması düşünülemeyeceğinden -bu bağlamda aynı müdafiin diğer müvekkili … yönünden ilk hükmü süresinde temyiz ettiği de gözetilerek- 04.06.2004 tarihli ilk hükmün sanık … yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede;
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, diğer sanıklar yönünden kararın temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’ün tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle, … hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden
mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık … hakkında memura aktif mukavemet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa atılı memura aktif mukavemet suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımının karar tarihi olan 14.09.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanıklar …, …, … ve … haklarında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca yüklenen suçun alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında; hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda müdafiileri hazır bulundurulmaksızın sanıkların hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 150/3, 151 ve 188/1. maddelerine aykırı olarak savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.