Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/5718 E. 2011/2954 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5718
KARAR NO : 2011/2954
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER : …, …, …, …, …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümlülerden … hakkında verilen 11.07.2005 tarihli karar ile hükümlülerden … hakkında verilen 15.07.2005 tarihli ek kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK.nun 34/2, 231/2, 232/6 maddelerinin, kararlarda başvurulacak yasa yolunun süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesini zorunlu kılması, aynı kanunun 40 maddesinin 1 fıkrasında kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin eski hale getirme talebinde bulunabileceğinin, 2 fırkasında ise kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmeyen kişinin kusursuz sayılacağının belirtilmiş olması karşısında; hüküm fıkrasında başvuru mercii ile başvuru şeklinin gösterilmemesi nedeniyle kusuru olmaksızın süreyi geçiren hükümlülerin usulüne uygun şerhi içeren kararların kendilerine tebliğinden itibaren yasal süreden sonraki talepleri, eski hale getirme talebi olarak kabul edileceğinden; Hükümlülerden … müdafiinin 14.09.2005 tarihli dilekçesi havale edilmemiş, diğer hükümlü …’ya ait ek kararın ise tebliğ edilip edilmediği bu aşamada belirlenememiş ise de, hükümlü …’e ait 14.09.2005 tarihli havalesiz dilekçe hakim havalesi bulunan 10.05.2006 tarihli dilekçe ile birlikte 12.05.2006 tarihli yazı ekinde bizzat hakim tarafından gönderilmiş olması dikkate alınarak en son olarak 12.05.2006 tarihinde görülmüş olsa dahi, hükümlülerden … tarafından verilen 01.08.2005 tarihli dilekçe yasal süreden sonra verilse dahi, kararlardaki eksiklikler nedeniyle her iki hükümlünün de temyiz geçerli olacağından, temyiz aşamasında incelenmemiş 11/07.2005 ve 15/07/2005 tarihli kararlar mevcut iken ikinci kez verilen 21.02.2007 tarihli karar adı geçen hükümlüler yönünden yok hükmünde sayılarak 11.07.2005 tarihli ek kararın 12.05.2006 tarihinde temyiz edildiği, 15/07/2005 tarihli kararın ise 01.08.2005 tarihinde temyiz edildiği kabul edilerek buna göre yapılan incelemede;
Sanıkların eylemine uyan 765 Sayılı TCY’nın 493/1, maddelerine göre, 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/2-4, 151/1 maddeleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında değerlendirme ve uygulama yapılarak konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından 5271 sayılı CMUK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulduktan sonra her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle duruşma açılarak lehe Yasanın saptanması gerekirken yazılı biçimde takdir hakkının dosya üzerinden kullanılarak hırsızlık suçu yönünden de temel cezanın alt sınırın üzerinde belirlenmesi suretiyle uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
II-Hükümlülerden …, … ve … hakkında kurulan 21.02.2007 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1-Sanıkların eylemine uyan 765 Sayılı TCY’nın 493/1, maddelerine göre, 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/2-4, 151/1 maddeleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında değerlendirme ve uygulama yapılarak konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından 5271 sayılı CMUK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulduktan sonra her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe yasanın saptanması gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5271 sayılı CMK.nun 326/2 maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine her iki sanığın yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumlu tutulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler …, … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.