Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2021/210 E. 2021/14622 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/210
KARAR NO : 2021/14622
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleştirilen dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
a) Asıl dava yönünden yapılan incelemede;
Bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
Hükme esas bilirkişi raporundaki emsal taşınmazın değerlendirmeye esas alınan 15.05.2003 tarihli satışına ilişkin akit tablosuna göre taşınmazdaki 7/8 hissenin satışa konu edildiği ve satış tarihinde taşınmaz yüz ölçümü 950,00 m2 olduğu halde 906,82 m2 alan üzerinden tüm hisseler satış konusu edilmiş gibi kabul edilerek emsalin satış tarihindeki m2 birim bedelini hesaplayan ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın resen belirlenen vergi değerleri eş değerde olduğu halde dava konusu taşınmazı emsalden daha değerli görerek değer belirleyen rapora göre karar verilmesi doğru olmadığı gibi, paydaş dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibariyle dava konusu taşınmaza 14,00 TL/m2 bedel belirlendiği gözetildiğinde bu m2 birim bedelinin de altında kalacak şekilde değerlendirme yapan rapor inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) Birleştirilen dava yönünden yapılan incelemede;
1-Davacılar tarafından dava konusu taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkin olarak açılan … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/649 Esas sayılı dosyasında davacılar payı için tespit edilen toplam 394.255,00 TL bedel üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak taleple bağlı kalacak şekilde toplam 300.000,00 TL üzerinden kurulan hükmün davalı Hazine’nin temyizi üzerine Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği ve iş bu eldeki davanın kesinleşen dosyada saklı tutulan 94.255,00 TL’ lik kısma ilişkin olduğu dikkate alınarak davacılara bu bedelin ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yeniden keşif yapılıp bedel belirleyen geçersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
2-Davalı Hazine harçtan muaf olduğu halde davacı tarafça yatırılan başvuru harcının yargılama giderleri içerisinde Hazine’den tahsiline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 08/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.