Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/1214 E. 2012/3278 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1214
KARAR NO : 2012/3278
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
08.03.2005 tarihli olay, yakalama ve zaptetme tutanağına göre; oto üzerinde yapılan incelemede, aracın düz kontak yapılmayarak başka bir araca ait anahtar uydurularak çalıştırıldığının tespitiyle birlikte, bir adet Ford araca ait anahtarın araç üzerinden zaptedilmesi, kontak anahtarının adli emanete alınması ve araç üzerinde herhangi bir zarar ve ziyanın tespit edilememesi ile müştekinin kollukta aracında herhangi bir hasar bulunmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 142/2-d maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde 142/1-b maddesiyle uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından ve 5237 Sayılı TCK.’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden ve müsaderesi talep edilen Adli Emanetin 2005/2107 sırasında kayıtlı kontak anahtarıyla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ise bu konuda mahkemesince her zaman karar verilebileceği gözetilerek belirtilen hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sağır ve dilsiz sanığın, 18-21 yaş arası grubu arasında olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 33. maddesi delaletiyle aynı yasanın 31/3 maddesiyle uygulama yapılırken, bu maddenin 5377 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle değişiklik öncesindeki halinin sanık lehine olduğu ve yapılacak indirimin ½ oranından az olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde 1/3 oranında indirimle hesap hatası yapılarak sanığa fazla ceza tayini,
2- Sağır ve dilsiz olan sanık için görevlendirilen tercümanın giderlerinin 5271 Sayılı CMK’nın 324/5 maddesine göre yargılama gideri sayılmayacağı ve Devlet Hazinesinden karşılanması yerine, yargılama giderlerine dahil edilerek sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü fıkrasından TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanmasına ilikin 3 numaralı bendin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ”Sağır ve dilsiz sanığın, 18-21 yaş arası grubu arasında olduğu ve sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 33. maddesi delaletiyle aynı yasanın 31/3 maddesinin 5377 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle değişiklik öncesindeki haline göre ½ oranında indirilerek sanığın neticeten 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına” bendinin hüküm fıkrasına eklenmesi ve yine hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin 6 numaralı bendin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ”100 TL tercüman ücretinin yargılama giderlerinden düşülmesi suretiyle kalan 45.46 TL yargılama giderinin mahkum olan sanıktan alınmasına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.