YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8158
KARAR NO : 2021/11626
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ”yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, mahallinde yeniden yapılacak keşifte taşınmaz üzerindeki gerçek zilyetlik olgusunun yöntemine uygun şekilde memleket haritaları ile dava tarihinden 15-20 yıl önceki dönemlere ait stereoskopik hava fotoğrafları uygulaması ile taşınmazın amenajman planındaki konumunun da incelenmesi suretiyle belirlenmesi, bunun yanısıra, taşınmazın bir bölümünün tahdit içinde kaldığı anlaşıldığından en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, tutanak ile harita çelişiyorsa tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek bilirkişilerden bu doğrultuda rapor alınması ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, bu nitelikteki davalarda Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişilikleri yasal hasım konumundadırlar. Dava tarihi itibari ile yasal hasım olarak kendisine husumet yöneltilen Belenbaşı Köyünün Tüzel Kişiliği, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca … İlinde Büyükşehir Belediyesi kurulması nedeniyle kalkmış olduğundan, davada yasal hasım haline gelen taşınmazın bulunduğu köyün bağlı bulunduğu … Belediye Başkanlığı ile … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın ve ayrıca ilgili kamu tüzel kişisi olarak Orman İdaresinin de davada taraf olarak yer alması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır. Taraf teşkilinin sağlanması 6100 sayılı HMK’nin 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarından olup, mahkeme hakimince yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. (HMK mad.115/1).
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacı tarafa, davasını, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı, … Belediye Başkanlığı ve Orman İdaresine de yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra yasal hasım konumundaki anılan belediyelerden ve Orman İdaresinden savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de; davanın devamı esnasında dava kendisine ihbar olunan Orman İdaresi vekilinin dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede aplikasyon ve 2/B çalışması yapıldığını beyan ettiği anlaşılmakla, buna ilişkin aplikasyon ve 2/B çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri gösterir harita örneği ilgili yerlerden getirtilip, mahallinde yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazın aplikasyon ve 2/B haritasındaki konumu tespit edilmeksizin, tescil talebi dışında kalan hususlarda mahkemenin görevi hususunda değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmesi de isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.