YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/130
KARAR NO : 2013/18649
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar …, …, …, … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
5271 sayılı CMK’nın 231/6-c maddesinde öngörülen zararın maddi zarar niteliğinde olup manevi zararı kapsamadığı, bu itibarla maddi zarar doğurmayan ya da doğurma ihtimali bulunmayan suçlarda bu koşulun aranmasına gerek bulunmadığı, buna göre, maddi bir zarar oluşturan suç niteliğinde olmayan işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu nedeniyle yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasında yer alan ve hapis cezasının ertelenmesi halinde uygulanmayan hak yoksunluğunun sadece sanığın “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından olduğunun gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine ‘‘53/1. maddesinin a, b, c, d bentlerinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise hak yoksunluğu uygulanmasına yer olmadığına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan ve sanıklar …, …, … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların başka suç nedeniyle yakalandığında suç konusu eşyalardan tencerenin bulunduğu evi söyleyerek müracaatı bulunmayan katılana kısmi iadeyi sağladıklarının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi gereğince katılana kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceğinin sorularak sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık …’a ait olduğu belirtilen 70 DL 947 plaka sayılı aracın 2.700,00 TL değerinde olduğu, bu araçla sanıkların çaldığı suç konusu eşyaların ise 150,00 TL olduğu gözetildiğinde, 5237 sayılı TCK’nın 54/3. maddesindeki suçta kullanılan eşyaların müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında müsaderesine hükmedilmeyebilir şeklindeki yasal düzenleme karşısında, aracın sahibine iadesi yerine TCK’nın 54/3 maddesi gereği müsaderesine hükmedilmesi,
3-5271 sayılı CMK’nın 231/6-c maddesinde öngörülen zararın maddi zarar niteliğinde olup manevi zararı kapsamadığının bu itibarla maddi zarar doğurmayan ya da doğurma ihtimali bulunmayan suçlarda bu koşulun aranmasına gerek bulunmadığı gözetilmeden; maddi bir zarar oluşturan suç niteliğinde olmayan işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu nedeniyle yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasında yer alan ve hapis cezasının ertelenmesi halinde uygulanmayan hak yoksunluğunun sadece sanığın “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından olduğunun gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.