YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/570
KARAR NO : 2012/7513
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
Mahkemece mahallinde yapılan keşif işlemine ilişkin tutanak içeriğinde, bilirkişinin “ Ahşap yapılı kapı içeriden sürgü çekilmediği takdirde yüklenme ile açılacak nitelikte muhkem değil “ şeklindeki beyanı ile 22/09/2003 tarihli bilirkişi raporundaki “ kapının ahşap olup kilit tertibatının sağlam ve muhkem olmadığı “ şeklindeki ifadenin birbiri ile çelişir nitelikte olduğu; sağlam ve muhkemliğin, kapının yapıldığı malzemenin cinsi ve kalınlığı, kilit tertibatının sağlamlığı bakımından yapılacak bir değerlendirme ile belirlenebileceği; diğer yandan konusunda uzman olan bir bilirkişi yerine Adliyeden emekli Yazı İşleri Müdürü’nün atanması karşısında ;
Öncelikle, konusunda uzman teknik bir bilirkişinin atanması sureti ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, kapının yapıldığı malzemenin cinsi ve kalınlığı, kilit tertibatının sağlamlığı bakımından yapılacak bir değerlendirme ile suça konu kapının sağlam ve muhkem olup olmadığının belirlenmesi;
Kapının sağlam ve muhkem olduğunun tespiti halinde, kilit diline plastik bir kart sokulmak sureti ile kapının açıldığının dikkate alınarak, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde yazılı suni vasıtalarla bertaraf edilen engelleri kaldırarak bina ve sair yerlere girmek sureti ile hırsızlık veya 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 116/1 maddelerinde yazılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturacağının; aksi durumda, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 491/4 maddesinde yazılı gündüzün bina içinde hırsızlık ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/1 maddesinde yazılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlal suçlarını oluşturacağının, konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekeceğinin düşünülmeden somut olayda uygulama olanağı bulunmayan 765 sayılı TCK’nın 493/2. maddesi ile hüküm kurulup karşılaştırmanın da 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi ile yapılması ;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 29/03/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.