YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33058
KARAR NO : 2012/4023
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b.maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunu’nun 51/1.maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 51/3.madde gereğince sanığın 2 yıl müddetle ve 51/5.madde uyarınca hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirilmek suretiyle denetim altında bulundurulmasına dair Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2007 tarihli ve 2005/515 esas, 2007/512 sayılı kararının infazı sırasında, Üsküdar Cumhuriyet Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlünün tebligata rağmen 10 gün içerisinde denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğüne başvuruda bulunmadığının bildirilmesi üzerine, erteli 2 yıl hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51/5.maddesi gereğince tamamen infaz kurumunda çektirilmesine dair aynı Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve 2005/515 esas, 2007/512 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/01/2011 tarihli ve 2011/7 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27/03/2011 tarih ve 2011/3315/16040 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/05/2011 tarih ve 2011/156373 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51.maddesinin;
3.fıkrasındaki; “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkum olunan ceza süresinden az olamaz. “
4.fıkrasındaki; “Denitim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.”
5.fıkrasındaki; “Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirilebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur, hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üç aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.”,
6.fıkrasındaki; “Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.’
7.fıkrasındaki; “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.”,
Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın hapis cezasının ertelenmesine karar verildikten sonra, 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasının ve denetim süresi içinde rehberlik edecek bir uzman kişinin görevlendirilmesinin 5237 sayılı Kanun’un 51/4.maddesinde sınırlı olarak sayılan yükümlülüklerden olmadığı, kaldı ki Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2007 tarihli ve 2005/515 esas, 2007/512 sayılı kararında, sanık hakkında herhangi bir yükümlülük de belirlenmediğinin anlaşılması karşısında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği hususunda dosyada bilgi veya belge bulunmayan ve kendisine yükümlülük yüklenmeyen sanığın, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğüne başvuruda bulunmadığından bahisle ertelenen hapis cezasının tamamen infazına karar verilemeyceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma isteğine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile sanık … tarafından Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2009 tarih ve 2005/515-2006/512 sayılı ek kararına yapılan itirazının reddi hakkındaki Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/01/2011 tarih ve 2009/7 Değişik İş sayılı kararının CMK’nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.