Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/14738 E. 2013/26337 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14738
KARAR NO : 2013/26337
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1. maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceğini gözeterek; ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık … hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlere hükmetmeyen mahkemenin uygulamasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemekle, tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
I) Sanık …’a yüklenen konut dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4-11. maddesinde; yaşı küçük sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin; bu halde, Cumhuriyet Başsavcılığı’nca mahallin en büyük mal memurluğuna bildirimde bulunularak, bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre adlî para cezasının tahsil edileceğinin hükme bağlanmasına karşın; mahkemece hatalı olarak, çocuk sanık hakkında verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin hükümde belirtilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, konut dokunulmazlığını ihlal suçu ile ilgili hükümden “ ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesine ” şeklindeki kısmın çıkarılarak yerine, “ ödenmeyen adli para cezasının mahallin en büyük mal memurunca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edileceğinin ihtarına “ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık …’a yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Suça konu depoya, duvarın kırık bölümüne gizlenmiş anahtar kullanılarak girildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi yerine aynı yasanın 142/1-b maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi;
2)Sanık … ve temyiz dışı diğer iki sanığın, hırsızlık eyleminin ardından suça konu eşyaları yanlarına alarak bisikletleri ile seyir halinde iken devriye görevindeki polis memurları tarafından görülmeleri üzerine suç konusu eşyaları ve bisikletlerine bırakarak kaçmalarının ardından bir gün sonra yakalanan temyize dışı sanık …, yakınanın herhangi bir müracaatı olmaksızın hırsızlık mahallini gösterip eşyaların iadesini sağladığı; daha sonra yakalanan sanık …’ın ise suçlamayı oluşa uygun olarak kabul ettiği anlaşılmakla; suça konu eşyaları iade etme imkanı kalmayıp, atılı suçu kabul ederek pişmanlığını gösteren sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi;
3)5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4-11. maddesinde; yaşı küçük sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin; bu halde, Cumhuriyet Başsavcılığı’nca mahallin en büyük mal memurluğuna bildirimde bulunularak, bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre adlî para cezasının tahsil edileceğinin hükme bağlanmasına karşın; mahkemece hatalı olarak, çocuk sanık hakkında verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin hükümde belirtilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.