YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20552
KARAR NO : 2013/33436
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık …’nun temyize gelmeyen diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek geceleyin mağdura ait işyerine hırsızlık amacıyla girdiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas 2013/ 17 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, TCK’nın 119. maddesi kapsamındaki nitelikli konut/işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu, CMK’nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3 nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan; tebliğnamede yer alan ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine değinen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-26.10.2008 Tarihli yakalama tutanağı içeriğine göre ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerinin, sanık … ve temyize gelmeyen diğer sanıkları mağdura ait işyerinin arkasında görerek kovalamaya başladıkları ve sanığın, temyize gelmeyen diğer sanıklar ile birlikte kesintisiz takip sonucu yakalandıkları, suça konu eşyanın da ele geçtiği olayda; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4 maddesi yerine, aynı Yasa’nın 116/3-4 maddesi olarak gösterilmesi,
4-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun yalnızca kendi alt soyları yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
5-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “mütesaviyen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
6-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK nun 326/son maddesinin saklı tutulmasına, (1) numaralı bozma nedeninden temyize gelmeyen sanıklar … ve …’ın da yararlandırılmalarına, 13.11.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.