Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/11857 E. 2012/2967 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11857
KARAR NO : 2012/2967
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hürriyeti tehdit, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar … ve …’in, katılan …’e yönelik hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince sanıklar … ve … müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık …’in, katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan; sanık … hakkında mağdur …’a yönelik kişi hürriyetini tahdit ve mağdur …’a yönelik hırsızlık suçlarından; sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet, mağdur …’a yönelik kişi hürriyetini tahdit ve müessir fiil suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık … yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522, 59. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanık …’in, katılan …’a yönelik eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1. maddesinde yer alan hırsızlık suçunun yanında, aynı Kanunun 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet, katılan … ile mağdur …’e yönelik hırsızlık suçlarından; sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet, katılan …’e yönelik hırsızlığa teşebbüs, katılan …’a yönelik hırsızlık suçlarından; sanık … hakkında katılan …’e yönelik hırsızlığa teşebbüs, katılan …’a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklar … ve …’nin, katılanlar … ile …’e yönelik eylemlerinin, yine sanık …’in, katılan … ve mağdur …’e yönelik eylemlerinin, hırsızlık suçunun yanında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanunda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında hükmolunan cezaların yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanıklar hakkındaki ‘cezaların toplanmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV- Sanık …’ın, katılan …’a yönelik eylemleri hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 2253 sayılı Kanunun 12/2, 102/3, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 35, 31/2, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanunun 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 09.02.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
V-Sanık …’in, mağdur …’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağdur …’ya karşı işlediği hırsızlık suçunu kabul etmemesi, mağdurun işyerini 07.02.2005 günü saat 24:00 sıralarında kapattığını, 08.02.2005 günü saat 07:30 sıralarında ise işyerine geldiğinde hırsızlık olduğunu tesbit ettiğini söylemesi ve olay tarihinde de güneşin 06:26’da doğduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin gece ya da gündüz gerçekleştiği belirlenerek, sonucuna göre TCK’nın 143. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanığın, mağdura yönelik eyleminin, hırsızlık suçunun yanında işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4. maddesi ile uygulama yapılmaması,
3-5237 sayılı Kanunda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezaların yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.