YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5379
KARAR NO : 2021/6316
KARAR TARİHİ : 17.11.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.01.2019 gün ve 2014-797/32 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.02.2020 gün ve 2019-2434/1094 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların davacı bankanın eski yönetim kurulu üyeleri ve yetkilileri olduğunu, Optaş Ortadoğu Pazarlama A.Ş. firmasına çeşitli tarihlerde döviz ve Türk Lirası olarak krediler kullandırıldığını, kredi kullanımları sırasında bankacılık teamül, ilke ve iç mevzuatına aykırı işlemler yapılarak bankanın zarara uğratıldığını, bu kapsamda yeterli teminatlar alınmadan krediler kullandırıldığını, firmaya kullandırılan kredilerin, kullanma tarihi itibariyle TL karşılığının toplam 2 trilyon TL (Eski TL ile) olmasına rağmen teminat olarak şahsi kefaletlerin yanı sıra ekspertiz değeri toplamı 49.440.000.000 TL olan gayrimenkuller üzerinde toplam 360.000.000 TL’lik ipotek tesis edildiğini, risk teminat dengesinin banka aleyhine sürekli açıldığını, davalıların özen borçlarını yerine getirmediklerini, yaptıkları usulsüz işler ile TTK 320 ve 336. maddesi ile Borçlar Kanunun 41. maddesi gereğince verdikleri zarardan davalıların sorumlu olduklarını, ipotekli gayrimenkullerin ya satıldığı yada satışının beklendiğini, satış işlemlerinin devam ettiğini, kefiller hakkında icra takiplerinin de devam ettiğini, ancak bankanın alacaklarının tamamına ulaşma imkanının bulunmadığının görüldüğünü ileri sürerek tahsil kabiliyetinin bulunmadığı tespit edilen 30.04.2001 tarihinde 5.971.913.766.362 TL olarak tasfiye olunan alacaklar hesabına aktarılan ve firmanın meri kredilerinin riske dönüşmesi neticesinde daha sonra banka alacağına dönüşen miktarlarla beraber 7.307.840.734.746 TL’ye baliğ olan alacaklarının tasfiye olunan alacaklar hesabına aktarıldığı tarih itibariyle dikkate alınarak tahsil edileceği tarihe kadar banka tarafından aynı tür kredilere uygulanan değişen temerrüt faiz oranlarının tahakkuku suretiyle tahsiline, dava tarihinden önce yapılan tahsilatların da tahsil edildikleri tarih itibariyle göz önüne alınarak hesaplanacak faiz alacağı ve yapılan masrafların da eklenmesiyle birlikte fazlaya ilişkin hakların saklı kalması ve tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla kararlara iştirakleri oranında davalıların sorumlu tutulmalarına, hesap edilecek banka alacağının belirlenen oranlarda davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Tüm davalılar ve vekilleri davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair verilen karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.