Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/4131 E. 2013/10738 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4131
KARAR NO : 2013/10738
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.10.2012 gün ve 2011/253 Esas, 2012/298 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesinin sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 25.09.2013 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 06.11.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca yapılan 22.03.2012 tarihli muayene sırasında mağdurenin 18 yaşını doldurmuş olduğu ve hükme esas alınan raporda heyetin usul ve kanuna uygun teşekkül ettiğinin anlaşılması karşısında bu hususta bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilâmı ile TCKnın 61. maddesinin 4 ve 5. fıkraları hükümleri karşısında, 43. madde uyarınca yapılacak artırmanın, 103/6. maddenin tatbikinden önceki fıkralara göre bulunan ceza miktarı üzerinden hesaplanıp, elde edilen artırım tutarının 103/6. maddesi ile belirlenen cezaya eklenmesi suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki hüküm fıkrasında 43 ve 62. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine TCK.nın 103/1,3,4 ve 6. maddelerine ilişkin uygulamadan sonra gelmek üzere “TCK.nın 43. maddesi uyarınca 103/1,3 ve 4. maddeleri uyarınca bulunan 13 yıl 6 ay yıl hapis cezası üzerinden 1/3 oranında artırım sonucu bulunan 4 yıl 6 ayın TCK.nın 103/6. maddesince tayin edilen 18 yıl hapis cezasına eklenmek suretiyle 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK.nın 62/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
31.10.2013 tarihinde verilen işbu karar 06.11.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … Keskin hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.