YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/34216
KARAR NO : 2013/8413
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Hırsızlık Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.2.2010 tarih 2009/ 3-244 E, 2010/36 sayılı ve benzeri içtihatları gözetilerek sanıklar tarafından suça konu maddi zararın karşılanmadığı, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde öngörülen objektif koşullardan zararı karşılama koşulunun yerine getirilmediği, Yerel Mahkemece zararın belirlenip hiçbir zaman zararı karşılama yönünde bir beyanları olmayan sanıklara öneride bulunmasının gerekmediği düşüncesiyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin 07.11.2006 tarihli hazırlık ifadesinde suç tarihinde saat 17:00’da babasına ait eve oturmaya gittiklerini, saat 21:30’da ikametlerine döndüklerinde hırsızlık olduğunu fark ettiklerini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, eylem saatini tam olarak bilmeyen müştekinin bildirdiği zaman aralığında gündüz vaktine rastlayan zaman diliminin de yer aldığı sanığın da eylem saatiyle ilgili bilgi vermemiş olması karşısında; suçun gece vakti işlendiği hususundaki delillerin neler olduğu ortaya koyulup tartışmadan suçun gece vakti işlendiğinden bahisle TCK 143. maddesi gereğince uygulama yapılmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 143. maddesinin uygulanarak sanık hakkında takdiren 1/6 oranında artırıma gidilerek’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, sanık hakkında
sonuç cezanın “1 yıl 1 ay 10 gün” olarak belirlenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Konut Dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Konut dokunulmazlığı bozma suçunun niteliği gereği bir maddi zararın meydana gelmesi söz konusu olmaması karşısında, zararın giderilmemesine ilişkin yetersiz gerekçe ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanmayarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Suçun işlendiği tarihte 18 yaşını bitirmediği anlaşılan sanık hakkında, konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.