Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24131 E. 2012/28645 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24131
KARAR NO : 2012/28645
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve …’in, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
I-Sanıklar hakkında müştekisi belli olmayan araçtan gerçekleştirdikleri hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde ;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1-son. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 08.02.2005 tarihinden inceleme gününe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ile … müdafiilerinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanıklar … ile … hakkında müştekiler …, …, …’e yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların hırsızlık suçunu gerçekleştirmek için müşteki …’ün aracının sağ ön kapısını zorlayarak kilit sistemine zarar vermeleri biçimindeki eylemlerinin, 142/1-b maddesinde

düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın şikayet bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi ve tekerrüre esas hükümlülükleri bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi gereğince kendi alt soyu üzerindeki velayet,vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, 53/1-c bendindeki diğer hakların ise aynı Yasanın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından ‘‘53/1.maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar … ile … hakkında müştekiler …, …, … ile …’e yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümler ile sanık …’in müştekiler …, …, …, …, …, … ile …’e yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümler ile sanıklar hakknıda müşteki …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıklar …, … ile … ile birlikte hırsızlık suçunu gerçekleştirmek için müştekiler …, …’ın araçlarının kapılarını zorlamak suretiyle kapı ve kilit sistemlerine hasar vererek eylemlerinin gerçekleştirmeleri biçimindeki eylemde, sanıklar hakkında 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın şikayet bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanık …’in diğer sanıklarla birlikte müşteki …’ün aracının sağ ön kapısını zorlayarak kilit sistemine zarar vermesi biçimindeki eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın şikayet bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
3-Sanık …’in yakalandıktan sonra olay gecesi çaldıkları suça konu eşyaların sanık …’in ikametinde olduğunu söyleyerek müştekiler … ile …’ın araçlarından çaldığı suça konu eşyanın iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında müştekiler … ile …’a yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanmaması,
4-18 yaşından küçük olan sanık … hakkında, müştekiler … ile …’e yönelik hırsızlık suçlarından hükmedilen para cezalarının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması,
5-Sanıkların, müşteki …’a yönelik eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 61, 522(pek hafif),sanık … için ayrıca 55/3 ve 647 sayılı Yasa 4. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 35/2 sanık … için ayrıca 31/3, 50; ; 151/1. sanık … için ayrıca 31/3, 50 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; uygulamaya göre 765 sayılı TCK hükümlerinin sanıklar yararına oluğunun düşünülmemesi,
6-Sanıkların, müşteki …’e yönelik eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 61, 522(pek hafif), sanık … için ayrıca 55/3 ve 647 sayılı Yasa 4. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 35/2, sanık … için ayrıca 31/3, 50; 151/1. sanık … için ayrıca 31/3, 50 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; uygulamaya göre 765 sayılı TCK hükümlerinin sanıklar yararına olduğunun düşünülmemesi,
7-Sanıklar … ile … hakkında, 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi gereğince kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, 53/1-c bendindeki diğer hakların ise aynı Yasanın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
8-5560 sayılı Yasanın 24. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, uzlaşma teklifinin on sekiz yaşından küçük olan sanık …’in yasal temsilcisine yapılması yerine kendisine yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ile … müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süreleri yönünden kazanılmış haklarının gözetilmesine, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.