Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/17745 E. 2013/36565 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17745
KARAR NO : 2013/36565
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 31/10/2002 tarihli yakalama ve yer gösterme tutanakları içeriğine göre, cadde üzerinde iki kişinin araçları kurcaladığı yönünde ihbar alan görevlilerin belirtilen yere gittiklerinde sanığın ve diğer suç ortağının yakalanmasından sonra kolluk görevlilerine, şikayetçilere ait olan otolardan çalmış oldukları teypleri sakladıkları yeri belirtip göstererek ve teslim ederek iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 523 ve 5237 sayılı TCK’nın 168. maddelerinin uygulanma koşullarının bulunduğu gözetilerek hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Mağdur …’ye karşı işlenen hırsızlık suçu için yapılan lehe kanun değerlendirilmesinde 5237 sayılı TCK’nın sanık lehine olduğu tespit edildiği halde sanığın aleyhine olan 765 sayılı TCK uygulanarak sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
3-Sanığın mağdur …’ye ait otodan çalmış olduğu başlıksız oto teybinin hazırlık aşamasında elektronik eşya satan işyeri yetkilisi tarafından tespit edilen değerinin 150 TL olduğu, yargılama aşamasında yapılan keşif ve mahkemece tayin edilen polis bilirkişi tarafından suça konu oto teybinin piyasa değerinin 700 TL olarak belirlenmesi karşısında, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin uygulamasına esas olacak şekilde nitelikleri dosyada belirlenmiş olan suça konu oto teybinin 2. el piyasa değeri belirlendikten sonra 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre hakkındaki hüküm temyiz edilmeden kesinleşen …’nın bozmadan yararlandırılmasına, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.