YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11880
KARAR NO : 2021/12368
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Hukuk Dairesince feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Hukuk Dairesi kararının feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili; davalı şirketlerin meslek grupları, adresleri ve faaliyet konuları aynı ve şirket yetkilileri aynı kişilerden oluşan bir şirket grubu olduğunu ileri sürerek davacının 01/03/2005 – 14/03/2014 tarihleri arasında davalı şirketler bünyesinde şantiye şefi olarak net 1.600 TL ücretle kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı şirketler vekili, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE
MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davaya konu edilen dönem itibari ile hak düşürücü sürenin geçmediği, işyerinin yasa kapsamında olduğu, dosyada mevcut delillerden ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere; davacıya ait SGK ve işyeri kayıtları, tarafların yazılı beyanları, kurumlar arası yazışmalar, yeminli dinlenen tanık beyanları, bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu karşısında, (mahkememizce de bilirkişi raporuna itibar edilerek ve rapor hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan) her ne kadar davalı taraf açılan davanın reddini talep etmiş ise de, davaya konu tarihler arasında işyerinin 506 sayılı yasa kapsamında olduğu, davacının aralarında organik bağ olduğu”gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aralarında organik bağ olan davalılar yanında 01/03/2005-14/03/2014 tarihleri arasında fiili olarak ve kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen süreler dışlanmak sureti ile davacının davalılar yanında 01/03/2005-22/06/2010 tarihleri arasında;
01/03/2005-31/12/2005 tarihleri arasında 300 gün ve günlük 16,29 TL kazançla, 01/01/2006-31/12/2006 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 17,70 TL kazançla, 01/01/2007-30/06/2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,75 TL kazançla, 01/07/2007-31/12/2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 19,50 TL kazançla, 01/01/2008-30/06/2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 20,28 TL kazançla, 01/07/2008-31/12/2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 21,29 TL kazançla, 01/01/2009-30/06/2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 22,20 TL kazançla, 01/07/2009-31/12/2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 23,10 TL kazançla, 01/01/2010-22/06/2010 tarihleri arasında 172 gün ve günlük 24,30 TL kazançla çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “Kurumun feri müdahil olması, lehine veya aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken, davalı olarak gösterilerek yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulması yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile …. İş Mahkemesi’nin 23/05/2019 tarihli, 2018/12 Esas – 2019/172 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının aralarında organik bağ olan davalılar yanında 01/03/2005-14/03/2014 tarihleri arasında fiili olarak ve kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen süreler dışlanmak sureti ile davacının davalılar yanında 01/03/2005-22/06/2010 tarihleri arasında;
01/03/2005-31/12/2005 tarihleri arasında 300 gün ve günlük 16,29 TL kazançla, 01/01/2006-31/12/2006 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 17,70 TL kazançla, 01/01/2007-30/06/2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,75 TL kazançla, 01/07/2007-31/12/2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 19,50 TL kazançla, 01/01/2008-30/06/2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 20,28 TL kazançla, 01/07/2008-31/12/2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 21,29 TL kazançla, 01/01/2009-30/06/2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 22,20 TL kazançla, 01/07/2009-31/12/2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 23,10 TL kazançla, 01/01/2010-22/06/2010 tarihleri arasında172 gün ve günlük 24,30 TL kazançla çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, davacının talep ettiği tarihler arasındaki çalışmasını ispat edemediğinden kararın aleyhe olan kısımlar yönünden bozulmasını talep ederek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 86. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Eldeki davada ise; davacının talep ettiği dönem içerisinde yer alan 24.11.2010- 12.0l.20l1, 04.02.2011 – 08.04.2011, 16.08.2011 – 06.09.2011, 01.10.2011 14.10.2011 tarihleri arasında, dava dışı …. Dış. Tic. A.Ş. adına farklı sicil numaralı işyerlerinden Kuruma bildirimlerin yapıldığı, davacının dava konusu dönemde kesintisiz çalıştığını ileri sürdüğü, dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında herhangi bir hukuki yada organik bağ tespit bulunup bulunmadığı, organik bağ yoksa dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek bir çalışmaya dayalı olup olmadığı araştırılmadan ve hak düşürücü süre irdelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Söz konusu dava, davacının ihtilaf konusu dönemde bildirimleri bulunan dava dışı şirketin hak alanını ilgilendirdiğinden HMK 124. madde gereğince husumet yöneltilerek davaya dahil edilmeli, gösterecekleri deliller toplanarak değerlendirilmeli, bildirimin yapıldığı işyeri sahipleri, yetkili temsilcileri ve bordrolara geçmiş çalışanların beyanı alınarak dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında herhangi bir hukuki yada organik bağ tespit bulunup bulunmadığı araştırılmalı, organik bağ yoksa, dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek bir çalışmaya dayalı olup olmadığı titizlikle incelenmeli, çalışma sürerleri net olarak belirlenmeli, böylelikle davacının talep konusu tarihler arasında çalışmasının olup olmadığı ve varsa kesintili mi yoksa blok çalışma mı olduğu, gerçekte kaç gün olduğu tespit edilip, dava dışı işyerinde gerçek çalışma olgusunun varlığının tespiti halinde, blok çalışmadan söz edilemeyeceğinden, buna göre hak düşürücü süre tespiti yapılarak, gerekli tüm soruşturma tamamlanıp uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan … Bölge Adliye Mahkemesi ….Hukuk Dairesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 373/2.maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2021 gününde karar verildi.