Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/15891 E. 2021/21308 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15891
KARAR NO : 2021/21308
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’nun yokluğunda verilen Hadim Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/54 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararı, sanığa usulüne uygun tebliğ yapılmadan hataen kesinleştirildiği, diğer sanık …’in söz konusu kararı temyiz ettiği ve bozma ilamı sonrası ilk derece mahkemesi tarafından bu defa sanıklar hakkında düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; Hadim Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/54 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararın kesinleşmediği, sanık … yönünden 16/01/2019 tarihli 2018/123 Esas, 2019/4 Karar sayılı düşme kararının da yok hükmünde olduğu, Hadim Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/54 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararın sanık … tarafından usulüne uygun tebligattan sonra 14/01/2021 tarihli dilekçesiyle temyiz etttiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Müşteki soruşturma aşamasında, suça konu olan bakır kazanın ahırının önünde bulunduğunu ve buradan çalındığını beyan etmiş olması ve dosya arasında olay yerini gösterir krokinin bulunmaması karşısında, olay mahallinde keşif icrası sonucu eşyanın çalındığı yerin 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi TCK’nın 142/1-b. maddesi kapsamında bina müştemilatı olup olmadığının tespiti gerekirken eksik kovuşturma ile aynı Yasa’nın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması,
2- Müştekinin bakır kazanını, saat 19.30 sularında hırsızladığı sabit olan sanık hakkında, suç tarihinde Konya ilinde güneşin saat 17.57’de battığı, yaz saati uygulaması nedeniyle saat 19.57 sonrasının gece sayılan zaman dilimi içerisinde kaldığı anlaşılmakla, hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken, TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
3-Sanık açısından hırsızlık suçundan verilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve özel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydında daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki bilginin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu ve atılı suçun 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilmek için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen “Kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın kolluk tarafından bulunarak müştekiye teslim edilmesi de gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel koşulunun da hırsızlık suçundan kurulan hükmün ertelenmesi nedeniyle gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında “Sanık hakkında verilmiş bir HAGB kararının olduğu ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemiş olduğu anlaşıldığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
4-Hırsızlık suçunun işlendiği yerin müştekiye ait binanın eklentisi niteliğinde olmadığının tespiti halinde gündüz vakti işlenen açıktan hırsızlık (TCK’nın 141/1.) suçunun; Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-Yargılama gideri olarak hesaplanan 34,70 TL’nin, sanıklardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken kanun metninde yazılı olmamasına rağmen 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak sanıklardan “ayrı ayrı eşit” olarak tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 13/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.