YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23199
KARAR NO : 2022/230
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen hüküm kaldırılarak sanık hakkında hükümlülük, erteleme, müsadere
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-İstinaf yargılaması sırasında 5271 sayılı CMK’nun 147 ve 191. maddeleri uyarınca sanığın usulüne uygun şekilde sorgusu yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, hakkındaki beraat kararı kaldırılarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3- Soruşturma evresinde Gümrük İdaresince düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında dava konusu kol saatlerinin vergiler toplamının 549,44 TL, kovuşturmada bilirkişi tarafından hesaplanan cif değer üzerinden Gümrük İdaresince düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında ise 12.121,20 TL olarak belirlendiği cihetle; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmayan sanığa, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep edip etmediği sorulduktan sonra, kabul etmesi halinde dava konusu eşyaya ait vergiler toplamı konusunda çelişki giderilerek belirlenecek olan değer üzerinden kamu zararının bildirilmesinden sonra objektif ve subjektif şartların birlikte değerlendirilmesi ve gerektiğinde 5271 sayılı CMK’nun 231/9 maddesi hükümleri de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanık tarafından zararın giderilmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Davaya konu kol saatleri hakkında 19/04/2017 günü tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5237 sayılı TCK.nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK.nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 304. maddesi uyarınca dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 11/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.