Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3061 E. 2021/6367 K. 18.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3061
KARAR NO : 2021/6367
KARAR TARİHİ : 18.11.2021

MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.12.2018 tarih ve 2015/1017 E- 2018/850 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 27.06.2019 tarih ve 2019/611 E- 2019/857 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar aleyhine Samsun 6. İcra Müdürlüğünün 2013/8318 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, adreslerinde olmadığı için muhtara bırakılan tebligat neticesinde takibin kesinleştiğini, itiraz süresi geçtiği için takibe itiraz edemediklerini, takibe konu alacağın dayanağının 15/06/2012 ve 14/12/2012 tarihli genel kredi sözleşmeleri olduğunu, 15/06/2012 sayılı sözleşmede davacıların imzasının bulunmadığını, 14/12/2012/2 sayılı sözleşmede ise kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu, bu kredinin banka tarafından asıl borçlu şirkete kullandırılmadığını, imzaları bulunduğu için kötü niyetli olarak davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, …’ya ait Antalya Finike Hasköy Mah. 127 Ada 14 Parsel B Blok 8 nolu bağımsız bölümün işbu icra takibinde ihale ile 75.050,00 TL’ye satıldığını ileri sürerek paraya çevrilen kısım yönünden istirdat davası olarak devam edilmesini, davacıların icra dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini, ödenen paranın faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacılara verilmesini, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Elektrosan Elektrobakır San. A.Ş. ile davalı arasında 15/06/2012 tarihli 1 sayılı kredi sözleşmesi yapıldığını, 14/12/2012 tarihli 2 sayılı sözleşme ile de borçluların talebi üzerine yapılan değerlendirmede limit arttırılarak diğer borçlular yönünden davacıların da 7.000.000 TL üzerinden müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla
imzalarının alındığını, iki sözleşme arasında bağlantı olduğunu, bu konuda borçluların bilgilendirildiğini savunarak davanın reddine, davacılar aleyhine ayrı ayrı %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmesinin 14/12/2012 tarihli olduğu, 14/12/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi incelendiğinde; yazılı olduğu, kefil olunan azami miktarın 7.000.000,00 TL olarak gösterildiği, müteselsil kefil ibaresinin ve tarihinin bulunduğu ve bu hususların el yazısıyla yazılmış olduğu ancak yazıların … eli ürünü olduğunun belirlendiği, 14/12/2012 tarihli GKS’deki kefaletin davacı … yönünden geçerli olduğu,14/12/2012 tarihli GKS’deki kefalet bölümündeki yazıların …’ya ait olmadığı, davacıların 15/06/2012 tarihli ve imzaları bulunmayan GKS sebebiyle sorumlu tutulamayacağı, bağlantı hükmü olsa da bunun matbu olduğu, davacı …’ya ait Antalya ili Finike ilçesi Hasköy Mahallesi 127 ada 14 parsel B Blok 8 nolu bağımsız bölümün icra takibinde ihale yoluyla 03/06/2015 tarihinde 75.050,00 TL’ye satıldığı, satış bedelinin de ihale tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı …’ya verilmesi gerektiği, davalının haksız ve kötüniyetli olmadığı ve bir kısım hususların yargılamayla belirlendiği, davacıların kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, dosyada ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmadığı, davalının tazminat talepleri şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle menfi tespit talebi yönünden davacı … yönünden davanın kabulü ile borçlu olmadığının tespitine, davacı … yönünden davanın kısmen kabulü ile 6. İcra Müdürlüğünün 2013/8318 sayılı dosyasında 612.163,19 TL ile borçlu olmadığının tespitine, davacı … yönünden davalının haksız ve kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine, davacı … yönünden kabul edilen kısım yönünden davalının haksız ve kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine, davalının tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine, istirdat talebi yönünden davanın kabulü ile 75.050,00 TL’nin 03/06/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı …’ya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirildiği, mahkemece bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi raporu nazara alınarak mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların ve davalının istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve esasen 14.12.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 48. maddesiyle işbu sözleşmenin 15.06.2012 tarihli sözleşme ile irtibatlandırılmasına ilişkin sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde bulunup mezkur hükmün açıkça banka ile davacı kefiller arasında tartışılıp kefillerin 6098 sayılı Kanun’un 20 vd. maddeleri çerçevesinde rızalarının alınmamış olması nedeniyle davacılar bakımından yazılmamış sayılmasına göre taraflarca yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. madddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 116.703,23 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.