YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2491
KARAR NO : 2021/2130
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İLK DRC. MHK. : Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacılar … ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil talebine ilişkindir.
Davacılar vekili, dava konusu İstanbul ili, … ilçesi, ….. parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine murisleri…..’den veraseten intikal ettiğini, müvekkilleri tarafından taşınmazın intikal işlemlerinin yapılması konusunda kardeşleri davalı …’in baskılarıyla diğer davalı …’e vekaletname verildiğini, davalı …’in bu yetki ile gayrimenkuldeki haklarını müvekkillerinin rızası olmaksızın davalı …’e devrettiğini, davalı yükleniciler tarafından müvekkillerine ait gayrimenkulden kaynaklanan hakları ve hisseleri karşılığı müvekkilerine intikal etmesi gereken bağımsız bölümlerin verilmediğini ileri sürerek davalı … ile davalı yükleniciler arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmaz üzerine yapılan binadaki bağımsız bölümlerin tapusunun müvekkillerinin hisseleri oranında iptali ile veraset ilamında gösterilen oranlarda müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ile … vekili savunmasında, dava konusu …. parsele ilişkin olarak müvekkilleri ile davalı … ve dava dışı …. ile …adına vekaleten davalı … arasında Bakırköy …..Noterliğinin 14.08.2013 tarih, … yevmiye no.lu gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme tarihinde taşınmazın 5/24 payının davalı … adına kayıtlı olduğunu, taşınmazda davacıların malik olarak gözükmediğini, sözleşmeye göre bodrum kattaki orta daire, zemin kattaki arka daire, zemin katta orta dairenin 1/3 hissesi ve 3.normal katta çatı arası piyesti dairenin davalı …’e, zemin kattaki arka daire 1/3 hissesinin Kadir Bilgin’e, zemin kattaki arka dairenin 1/3 hissesinin ise …..’e ait olacağının kararlaştırıldığını, müvekkilleri ile davacılar arasında taşınmazın devrini içeren herhangi bir yazılı ve sözlü anlaşma bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir…
Davalı … savunmasında, davacı ile kardeşleri olan davalı … arasındaki sözlü anlaşma gereği tüm hissedarların kendisine vekalet verdiğini, kendisinin de sözlü anlaşma uyarınca tüm hisseleri tapuda davalı …’e devrettiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığında taşınmazın 5/24 payının davalı … adına kayıtlı olduğunu, davalı …’in kendi payının yarısını kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenicilere verdiğini, diğer yarı hissesinin ise halen davalı adına kayıtlı olduğunu, davalı …’in inşaat bitiminde davacılara hisselerini vereceğine dair taahhüdü bulunduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece feragat eden davacılar açısından davanın feragat nedeniyle reddine, davayı takip eden davacılar …. ve …. açısından davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine dair verilen karara karşı davalı … vekilince istinaf talebinde bulunması üzerine İstanbul BAM 15. HD’nin 16.11.2020 T. ve 2018/1247 E., 2020/1280 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak davalı … yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı davayı takip eden davacılar … ve …. vekili süresinde temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
İnançlı işlemler; inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içermektedir. Yine inançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir. Öte yandan; inanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Ancak HMK’nun 203/a bendinde, senetle ispatın istisnası olarak ‘… ve …., kardeşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler’ olarak belirtilmiş ve bu halde tanık dahil her türlü delille inançlı işlemin ispatı mümkün kılınmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İstinaf mahkemesi her ne kadar davacılar ile davalı … arasındaki taşınmaz devrinin hata, hile, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklandığını ve bu hususlarla ilgili dava açma süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermişse de dosya içeriğine göre davacılar ile davalı … kardeş olup, aralarındaki ilişkinin “inançlı işlem” olduğu hususu üzerinde durulmadan istinaf mahkemesi tarafından eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verilmesi sebebiyle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar … ve … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 08.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.