YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4739
KARAR NO : 2012/11727
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
… 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.10.2006 gün ve 2001/898 esas, 2006/696 sayılı kararı sanığın yokluğunda, zorunlu müdafii olarak görevlendirildiğine ilişkin sanığa bilgi verildiğine dair belge ve beyan bulunmayan Avukat …’in katıldığı 10.10.2006 günlü oturumda açıklanmış ise de, kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafıiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından, sanığın temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin hukuki değerden yoksun olan 20.10.2008 tarih ve 2008/518 D. … sayılı “temyizin reddine” ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 24.04.2001 yerine 22.04.2001 olarak yanlış yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken çalınan aracın değeri dikkate alınarak alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından “53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.