YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/35
KARAR NO : 2021/6970
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 11.09.2018 gün ve 2016/712 – 2018/272 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.10.2020 gün ve 2019/832 – 2020/3949 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26.02.2014 tarihinde tanzim edilen gelir koruma sigorta poliçesi kapsamında, müvekkilinin işyerinin kapanması sebebiyle işsiz kaldığını, davalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle sigorta tazminatını ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek 30.000.-TL tazminatın ihtarnamenin tebliğ edildiği 30.09.2014 tarihinden itibaren davalı şirketten ticari reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile poliçeyle temin edilen 30.000.-TL işsizlik teminatının davalıdan alınarak davacıya iadesine, 30.09.2014 tarihinden itibaren temerrüt faizi hesaplanmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, gelir koruma sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce TTK’nın 1444. maddesinin koşullarının oluştuğu kabul edilip aynı Kanunun 1445/5. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği yönünde bozulmuşsa da, 26.02.2014 tarihinde poliçenin düzenlenmesinden sonra davacının işvereni olan Baumax Yapı Marketleri Tic. Ltd. Şti.’nin 10.04.2014 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile “Türkiye pazarından geri çekilmeye, Haziran 2014’e kadar çalışan sayısı azaltma çizelgesinin hazırlanmasına” karar verilmiş, 08.08.2014 tarihinde ise davacının iş akti feshedilmiştir. Satın alma grup müdürü olarak çalışan davacının, iş aktinin feshedildiği tarihe kadar 10.04.2014 tarihli Ortaklar Kurulu Kararından haberdar olmadığı düşünülemezse de, karara bir etkisi olduğu iddia ve ispat edilemeyen davacının salt 10.04.2014 tarihli karardan haberdar olmasının, sigorta ettirenin veya onun izniyle başkasının, rizikonun gerçekleşme ihtimalini artırıcı veya mevcut durumu ağırlaştırıcı işlem olarak kabul edilemeyecek olması ve poliçede, bu yönde alınacak bir şirket kararının riziko ağırlaşması olarak kabul edileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında, TTK’nın 1444. maddesinde sayılan hallerin oluştuğu, dolayısıyla davacının sözleşme süresi içinde beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucuna varılamayacağından davanın kabulüne dair mahkeme kararı yerinde olmakla davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 08.10.2020 tarih ve 2019/832 E.- 2020/3949 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.10.2020 tarih ve 2019/832 E.- 2020/3949 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, peşin onama harcından mahsubuyla 1.536,97 TL’nin davalıdan alınmasına, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.