YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1274
KARAR NO : 2012/6606
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; tebliğnamedeki müdafi atanması bulundurulması gerektiği yönünde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Onaysız fotokopiden oluşan bir kısım hazırlık soruşturması evrakı hükme dayanak yapılarak, kovuşturma aşamasında üzerlerine atılı suçları işlemediklerini savunan sanıkların 1412 Sayılı CMUK’nun 264. (5271 Sayılı CMK’nın 219.) maddesine aykırı davranılmak suretiyle yazılı şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2-Sanıkların müşteki …’ya yönelik eylemleri ile ilgili olarak kollukça alınan savunmalarında, başka yerlerden sigara çaldıklarını beyan etmeleri ve müşteki beyanına göre, kendisine ait işyerinden çalınan malzemelerden isteği dışında 5 adet sigara paketinin soruşturma aşamasında kollukça teslim edildiği yönündeki beyanı ve aşamalarda yüklenen suçu kabul etmeyen sanıkların savunmalarının aksine, mahkûmiyetlerine yeterli, hukuka uygun, kuvvetli ve inandırıcı kanıtlar karar yerinde gösterilip tartışılmadan, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde cezalandırılmalarına hükmolunması,
3-5237 Sayılı TCK’nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olaylarda üç müştekiye yönelik sanıkların eylemlerinin, TCK’nın 142/1-b, 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesine uyan birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının ve şikayet bulunduğu için TCK’nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının suç tarihi itibarıyle uzlaşma kapsamında
olduğu, taraflara uzlaşma teklif edilmesi ile 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle yukarıda gösterilen uygulama maddeleri ile 765 Sayılı TCK’nın 493/1, 522. maddelerinin ayrı ayrı uygulanması ve sonucuna göre lehe olan yasanın denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde, 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu cezaların infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
5-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde, 5237 Sayılı TCK’nın lehe olduğunun kabulü ile yapılan uygulamalarda, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 7/3. maddesi dikkate alınarak, aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre,
6-Müşteki …’nın işyerinden çalınan malzemelerin tespit edilen 400 TL olan değerinin az olmamasına ve öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın TCK’nın 145/1. maddesi uyarınca sanıkların cezasından indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 21/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.