Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/5399 E. 2012/6615 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5399
KARAR NO : 2012/6615
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan …’nın suç yerindeki yurt dışında bulunan akrabalarına ait evde eşiyle birlikte kalıp çalınan eşyaların zilyedi konumunda olduklarının anlaşılması karşısında, mahkemece …’nın katılma talebi kabul edilerek, kendisini vekille temsil ettirdiğinden bahisle sanıklar aleyhine vekalet ücretine hükmolunmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamenin bozma isteyen 2 numaralı düşüncesi benimsenmemiştir.
1- Sanıklardan …’ye ait evde yapılan arama sırasında, katılan ve yakınlarına ait herhangi bir eşyanın ele geçirilememiş olması ve sanığın aşamalarda yüklenen suçu işlemediğini savunması karşısında; sanığın savunmasının aksine yüklenen suçu işlediğini gösterir, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine, dosya içeriğine uygun düşmeyecek şekilde suça konu eşyalardan bir kısmının sanığın evinde yapılan arama sırasında ele geçirilidiğinden bahisle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiği dikkate alınarak, sanık … hakkında 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince bina içerisinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçunun tanımlandığı TCK’nın 151/1. ile konut dokunulmazlığının ihlali suçunun tanımlandığı TCK’nın 116/1. maddeleri gereğince yapılan karşılaştırmada, konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden diğer sanık …’nin beraati nedeniyle TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanamayacağının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olduğu gözetilmeden, 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre,
4-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle
mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.