YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24390
KARAR NO : 2013/41241
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların tahsis ve kullanımları gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nın 142/1-e maddesi yerine, somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan TCK’nın 142/2-e maddesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanıkların suça konu aküleri çaldıktan sonra devriye atan kollukça şüphe üzerine takibe alınan araçta görünür şekilde akülerle birlikte yakalandıklarında suçlarını ikrar ederek akülerini çaldıkları kamyonları kolluğa göstererek başvurusundan önce müştekiye ulaşılarak akünün iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin koşullarının oluştuğu ve uygulanmasi gerektiği gözetilmeden yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle uygulanmaması,
3-Kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 53/3 fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-5271 sayılı CMK.’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.