Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/19232 E. 2012/11515 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19232
KARAR NO : 2012/11515
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları C.G.K.’nın 2009/5-81 Esas, 2009/196 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin, yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde, açık ve anlaşılabilir nitelikte gösterilmesi gerektiği, somut olayda yerel mahkeme hükmünün sanıklar … ve …’nün gıyabında kurulduğu, kurulan hükümde temyiz süresi ve şeklinin usule uygun olarak gösterilmediği, temyiz mercisinin ise hiç gösterilmediği, bu nedenle sanıklar … ve … hakkındaki kararın henüz kesinleşmediği ve temyizin isteminin de süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi ile sanığın gözaltında kaldığı tarih ve sürelerin gösterilmemesi mahallide düzeltilebilir bir hata olarak kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık … hakkında, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi ile sanıkların gözaltında ve tutuklu kaldıkları tarih ve sürelerin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine muhalefet edilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3-Hırsızlanmaya çalışılan stepnenin henüz suçta kullanıldığı iddia olunan araca yüklenmeden mağdurun olay yerine gelmesiyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın her an eylemden vazgeçme olasılığının olduğu, eylemin ulaştığı aşama itibariyle söz konusu aracın suçta kullanıldığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı göz ardı edilerek, … plakalı aracın aracın sanık …’ na iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
4-Sanık … hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17/05/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.