YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13926
KARAR NO : 2013/8031
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
Reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.05.2011 gün ve 2010/310 Esas, 2011/143 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanık hakkında reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan verilen hapis cezasının türü ve süresine göre 765 sayılı TCK.nın 31. maddesinin uygulanmaması, infaz aşamasında nazara alınması mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında ceza miktarı nedeni ile 33. maddesinin uygulanma koşulu bulunmayıp bu durumun ise 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesine nazaran sanığın lehine olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Reşit olan mağdureye yönelik sanığın zorla ırza geçme eyleminin 765 sayılı TCK.nın 416/1, 59. maddelerine uyduğu, karşılaştırmanın bu maddeler ile 5237 sayılı Kanunun 102/2 ve 62. maddeleri arasında yapıldığı ve tayin olunacak cezalar aynı olsa bile 765 sayılı TCK.nın 31. maddesinin mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak uygulanacağı ve bu nedenle fer’i ceza bakımından 5237 sayılı Kanunun lehe olduğu gözetilmeden 765 sayılı TCK.nın fer’i ceza yönünden sanık lehine olduğu belirtilerek 765 sayılı TCK lehe kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 30.11.2012 gün ve 2891 sayılı Kararı ile … İlçesi adli teşkilatı kapatıldığından dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.