YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12999
KARAR NO : 2021/13022
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı-davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 244, 611, 635, 682, 683, 684, 685 ve 708 parsel sayılı sırasıyla 28.000.00, 6.000.00, 2.150.00, 18.000.00, 23.800.00, 18.000.00, 21.800,00 ve 4.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan; 244 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı nedeniyle Hazine adına; 611 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı, satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle verasette iştiraken … mirasçıları adına; 682 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına; 684 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında … mirasçıları adına; 683 ve 685 parsel sayılı taşınmazlar 682 ve 684 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören vergi kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına; 708 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiş; 635 parsel sayılı taşınmaz ise 611 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören vergi kayıt miktar fazlası olarak mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.
Davacı … ve arkadaşları tarafından davalı … ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası ile davacı Hazine tarafından davalı … aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, aktarılan dava dosyaları birleştirilerek ve çekişmeli parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanakları davalı hale getirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 244, 611, 635, 684 ve 685 parsel sayılı taşınmazlar hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları adına; 682 ve 683 parsel sayılı taşınmazlar hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline; 708 parsel sayılı taşınmaz ise mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-davalı Hazine vekilinin çekişmeli 708 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik vekalet ücreti yönünden temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı-davalı Hazine vekilinin dava konusu 244, 611, 635, 682, 683, 684 ve 685 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, dava konusu taşınmazların mera tahsis haritası dışında kaldığı ve kadim mera olmadıkları, taşınmazlar üzerinde hüküm yerinde adlarına tescil hükmü kurulan şahıslar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi, çekişmeli 635 parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırıldığı halde, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; meraların mülkiyet hakkı Hazineye, kullanım hakkı ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine aittir. Bu nedenle mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda husumetin Hazinenin yanında ilgili Köy ya da Belediye Tüzel Kişiliğine yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda Hazine davada taraf olup, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca … Belediye Başkanlığı ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığının da ilgili kamu tüzel kişiliği olması nedeniyle davada taraf olması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu 611, 682 ve 684 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtları yöntemince mahallinde uygulanmamış, çekişmeli 244 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören ve taşınmaza aidiyeti hususunda taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan, toprak tevzii çalışmaları sonucu oluşan Hazineye ait 03.03.1964 tarih ve 83 sıra numaralı tapu kaydının oluşum tarihine kadar, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden ise aktarılan davanın açıldığı 18.8.1978 tarihine kadar Hazine dışındaki taraflar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmamış, bir taşınmazın niteliğinin ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihinin ve sürdürülüş biçiminin kesin olarak belirlenmesinde en önemli unsur hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yararlanılmamış, dava konusu 635 parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırıldığı, 244 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas olan tapu kaydının sınırlarında mera parseli bulunduğu ve dava konusu 684 parsel sayılı taşınmazın sınırında 676 sayılı mera parseli bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan, çekişmeli taşınmazların niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü ve imar-ihya durumunu komşu parsellerle mukayeseli şekilde ve çekişmeli taşınmazlarla mera parselleri arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, yetersiz tek kişilik ziraat mühendisi bilirkişisinin raporuyla yetinilmiş, tanık ve yerel bilirkişilerin soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, davacı tarafa, davasını … Belediye Başkanlığı ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde, … Belediye Başkanlığı ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu 244 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tevzi tapu kaydının oluştuğu 1964 tarihinden, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden ise aktarılan davanın açıldığı 1978 tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, taşınmazın bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, hayatta iseler belirtmelik tutanağında imzaları bulunan bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında bir kısım dava konusu taşınmazların tespitlerine esas olan vergi kayıtları mahallinde yöntemince uygulanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığı ve zilyetlikle birleştiğinin anlaşılması halinde vergi kayıtlarının “yol”, “dere” ve “boş” sınırlarını ihtiva etmesi nedeniyle gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarlarıyla geçerli olduğu hususları göz önünde bulundurulmalı; yerel bilirkişi, belirtmelik bilirkişileri ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğunu, kime ait olduğunu, kimden nasıl intikal ettiğini, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığını, taşınmazların öncesinin kadim mera olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; üç kişilik ziraat mühendisleri kurulundan, çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini bildirir, taşınmazların mera parselleri ve komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve diğer yönlerden mera vasfında olup olmadıklarını, taşınmazların mera parsellerinden nasıl ayrıldığını, zirai durumunu ve üzerinde sürdürülen zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaları tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; teknik bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazlar ya da bölümlerinin öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, taraf teşkili sağlanmadan ve eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-davalı Hazine vekilinin çekişmeli 708 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-davalı Hazine vekilinin dava konusu 244, 611, 635, 682, 683, 684 ve 685 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile bu parseller hakkındaki hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.