YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8860
KARAR NO : 2022/282
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanıkların talimat mahkemesince yapılan sorguları sırasında savunmalarını esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediklerinin sorulmaması suretiyle CMK’nun 196/2-son cümlesine aykırı davranılması,
2-Sabıkası olmayan ve talimatla alınan savunmasında duruşma tutanağına mahkeme gözlemi geçirilmeyen sanık … hakkında “sabıkalı olması ve suç işlemekten pişmanlık duyduğu yönünde mahkememizde kanaat oluşmaması” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK’nun 62/1. maddesinin uygulanmaması,
3-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10.madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra, 3/10.madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. ve 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4-Sanıklardan ele geçen dava konusu kaçak eşya için Gümrük İdaresine sanıklar yönüyle ayrı ayrı KEMT varakası düzenlettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Dava konusu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilirken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve eşyanın müsaderesine dair karar ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.