YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6245
KARAR NO : 2021/6655
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.07.2019 tarih ve 2018/380 E. – 2019/803 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona erdiğini, davalı şirketin müvekkili ile arasında olan ticari ilişki nedeniyle borçlu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve davalı aleyhine %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından 19.03.2009 tarihli elektronik posta ile feshedilmesi üzerine, müvekkili tarafından davacıya gönderilen 16.04.2009 tarihli ihtarname ile dekorasyon malzemesi ve mobilyaların teslim alınması hususunun bildirildiğini, davacının malzemeleri teslim almaması nedeniyle, müvekkilinin bu malzemeleri kiraladığı bir depoya koyduğunu, davacının uzun süre sessiz kaldıktan sonra, kötüniyetli olarak 04.03.2010 tarihli faturayı tanzim edip, dava konusu icra takibini başlattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, (kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bozma öncesi mimar, mali bilirkişi ve elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11/09/2013 tarihli raporda; aynen iadesine karar verilmesi gereken malların toplam değerinin 25.253,20 TL olduğu belirtilmiş olup, bu bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması nedeniyle yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği, önceki kararda aynen iadesine karar verilen malların toplam bedeli 25.253,20 TL olup, bu bedele Yargıtay ilamı öncesi kabul edilen miktar olan 17.810,52 TL eklenmek suretiyle toplam 43.063,72 TL yönünden davacının haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16426 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 43.063,72 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, alacak niteliği itibariyle likitle belirlenebilir olduğundan %40 oranında hesaplanan inkar tazminatı 17.225,48 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.