YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6024
KARAR NO : 2021/6654
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA : İSTANBUL 16.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2014/470 ESAS
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.12.2017 tarih ve 2014/30 E. – 2017/992 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirkette hisse sahibi olduğunu, müvekkili …’in aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketin ortağı olmayan şahıslar tarafından gerçeğe aykırı belgelerle 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının, davalı şirkete organ eksikliğini gidermek üzere atanmış kayyım varken onu haberdar etmeden ve TTK’nın 370. maddesine göre ilansız yapıldığını, usulsüz davet sonucunda müvekkilinin toplantıya katılamadığını, yetkisiz bir kişinin çağrısı ile toplanan sahte olarak düzenlenmiş pay defteri ve gerçeğe aykırı belgelerle yapılan genel kurulun yoklukla malul olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahale talebinde bulunan … vekili; davalı şirketin ortağı, olmayan …, …ve… tarafından gerçeğe aykırı olarak sonradan tanzim edilmiş pay defteri kullanılarak 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, davacılar tarafından ibraz edilmiş olan pay defterinin olağanüstü genel kurul hazirun cetveli doğrultusunda tutulduğunu, halihazırda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak gözüken …’in Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/12204 soruşturma sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu ifadesinde davalı şirkette herhangi bir hissedarlığı olmadığını açıkça kabul ettiğini, müvekkilinin hissedarlığına ilişkin evraklar zayi edilmişse de müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu beyan ederek davacılar yanında davaya müdahale talebinin kabulüne, davalı şirketin 14.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacıların, müvekkili şirketin gerçek hissedarları arasında ve 13.12.2006 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ortak olmadıklarını, bilahare yapılan 13.12.2007 günlü olağanüstü genel kurul toplantısının davacı … tarafından sahte düzenlenen pay defteri ile yapıldığı, sahte pay defterine istinaden şirket ortaklarıyla yapılan 13.12.2007 günlü genel kurulun iptali için genel kurula davet edilmeyen şirket ortaklarından … (…) tarafından İstanbul 13. ATM’nin 2008/86 Esas sayılı dava açıldığını, … (…)’nın şirketteki %80 hissesini … isimli bir şahsa devrettiğini beyan ve kabul ettiğini, davacılar şirket hissedarı olmadıklarından davanın aktif dava ehliyeti yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili birleşen davada; davacıların davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin ortağı olmayan …, …ve… isimli şahıslar tarafından gerçeğe aykırı belgelerle 14.09.2009 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının davalı şirkete organ eksikliğini gidermek üzere hali hazırda atanmış bir kayyım varken onu haberdar etmeden yapıldığını, davacı … ile babası … arasında değerli gayrimenkulü ve yüksek miktarda kira geliri olan şirketin işleyişi ve işleri ile ilgili ihtilaf mevcut olduğunu ve …’in haksız olarak davalı şirketten menfaat elde etme çabası içinde olduğunu, yetkisiz bir kişinin çağrısı üzerine toplanan sahte olarak düzenlenmiş pay defteri ve gerçeğe aykırı belgelerle yapıldığından yoklukla malul olduğunu ileri sürerek 14.09.2009 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili birleşen davada; TTK 381. madde uyarınca, genel kurul kararlarının iptali davasına ancak şirket ortakları veya denetçilerin açabileceğini, davacıların şirketin gerçek hissedarları olmadığını ve 13.12.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ait hazirun cetveline göre ortak olmadıklarını, bilahare yapılan 13.12.2007 günlü genel kurul toplantısının davacı … tarafından düzenlenen sahte pay defteri ile yapıldığını, kayyıma haber verilmeden genel kurul toplantısının yapıldığı yönündeki iptal talebinin Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/851 E. sayılı dosyasından verilen karar karşısında yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı …ve müdahil …’nin taraflarca sunulan her iki defterde de pay sahibi oldukları hususunun sabit olduğu, …’nin 31/12/2006-31/12/2007 tarihleri arasına denk gelen bir tarihte hissesini davacı …’e sattığı, 31/12/2007 tarihli genel kurul toplantısında bu sebeple diğer davacı … Karayel’in hissedar olarak gözükmediği, …’nin %33 hissesini 19/08/2008 tarihinde davacı …’a devrettiği, davacılar …ve…’un bu tarihten sonra hisselerinin tamamını bir başkasına devrettikleri hususunda delil bulunmadığından yoklukla malul olduğu istenen genel kurulların yapıldığı tarihte davalı şirketlerde ortak oldukları, son bilirkişi ve bozmadan evvel alınan bilirkişi raporlarında, davacıların ortak olduklarının ispata muhtaç olduğu belirtilmişse de, bu somut durum karşısında davacıların davalı şirketlerde ortaklıklarını ispat ettiği anlaşılmış, davacıların davalı şirketlere ortaklığı konusunda birleşen davada rapor düzenleyen bilirkişiler heyetinin 18/06/2014 tarihli bilirkişi raporundaki saptamaları uygun, yasal ve yerinde görüldüğünden asıl ve birleşen davanın kabulüne, Giresun Gıda Pazarlama Tic. A.Ş.’nin (Birleşme ve devir ile Fisço Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin) 14.09.2009 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptaline, birleşen davada Güneş Antrepo ve Gıda Tic. A.Ş.’nin (Birleşme ve devir ile Fisço Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin) 14.09.2009 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, anonim şirket çağrısız genel kurulu kararlarının yokluğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davada davacıların alacağın temliki niteliğindeki adi yazılı sözleşme ile davalı şirketlerin hisselerini ayrı ayrı devraldığından davalı şirketlerin genel kurul tarihlerinde şirket ortağı oldukları kabul edilerek hüküm korulmuştur. Ancak, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 416. maddesinin 2. fıkrasında ”Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.” hükmü bulunmakta olup, 417. maddenin son fıkrasında ise ”Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.” denilmektedir. Bu durumda, 6762 sayılı Kanunun zikredilen maddeleri uyarınca nama yazılı pay senetleri ciro ve teslim ile devredilir, devir şirkete karşı pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.
Somut olayda, 17.10.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacılar tarafından 18.10.2010 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde davalı şirketin nama yazılı pay senedi çıkarmadığı, bu nedenle eBK’nın 162 ve devamı madddelerine uygun olarak alacağın temlikini içeren sözleşmeler ile şirkette pay sahibi olduklarına dair bir takım yazılı sözleşmeleri dosyaya ibraz etmiş oldukları, davacı … tarafından sunulan 05.09.2008 tarihli pay defterinde şirkette ortakları arasında davacıların hisse satın aldığını iddia ettikleri İsmail Karakılıç’a ait bir kayıt bulunmadığı, yine …’nin ise 16.000.- TL ile hissedar olduğu, ortaklıktan çıkış tarihinin 05.09.2008 tarihi olduğu yönünde meşruhat bulunduğu, fakat pay defterinde üyenin imzasının bulunmadığı, … hisselerinin bir kısmını 15.11.2007’de davacı …’e, bir kısmını da 19.08.2008 tarihinde… Karayel’e satmış ise, artık şirketle bir payı kalmadığından neden …’nin pay defterinde üyelikten çıkış tarihinin 05.09.2008 tarihi olarak gösterildiğinin davacılar tarafından izah edilmesi gerektiği, davacıların bir an için hisse devir sözleşmeleriyle hissedar olduklarının kabul edilmesi durumunda dahi, bu husus şirkete bildirilip pay defterine işlenmediğinden, yapılan hisse devirlerinin şirkete karşı hüküm ifade edecek duruma gelmediği, dolayısıyla yapılan genel kurulda davacıların çağrılmamış olmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı mütalaa edilmiş, davacılar vekili tarafından sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacı … tarafından sunulan davalı şirketlere ait pay defterlerindeki çelişkiler giderilmediğinden, asıl ve birleşen davada davacıların davalı şirketlere ait senede bağlanmamış nama yazılı payları adi yazılı sözleşme ile devralmakla birlikte hisse devirlerinin pay defterlerine işlenmesi için davalı şirketlere bildirim yaptıklarını ispat edemedikleri göz önüne alınarak mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle mahkeme kararın asıl ve birleşen davada davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyadaki davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile mahkeme kararının asıl ve birleşen davada davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davalı şirkete iadesine, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.