Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/7143 E. 2011/2803 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7143
KARAR NO : 2011/2803
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Hükümlü … hakkında kurulan hükmün incelemesinde;
Hükümlü … hakkında kurulan Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2003 gün ve 2001/251 Esas 2003/118 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar olan … ve …’e ilişkin ilk hükmün, sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 6.Ceza Dairesi’nin 19.12.2005 tarihli kararı ile bozulması üzerine, hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan …’ın tekrar yargılanma sürecine dahil edillerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE;
2-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK.nun 168/1.madde uyarınca 2/3 indirim yapıldığının karardan anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 168/1.maddesine göre indirimin 1/2 oranından fazla yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Kazanılmış hakkın sonuç ceza bakımından olup suça katılma yönünden olamayacağı gözetilmiyeceğinden, sanık … hakkında bozma sonrası 5237 sayılı TCK.nun 39/1.maddesi uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1.fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlelerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1.maddesinde öngörülen tedbirlerin infaz tarihine kadar geçerli olmak üzere uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine “53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.