Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/23256 E. 2012/7503 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23256
KARAR NO : 2012/7503
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

Nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1 -b, 168, 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıkların 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmalarına, aynı Kanun’un 231/8-a. maddesi gereğince meslek ve sanat sahibi olması amacıyla 1 yıl süreyle kahvelere gitmekten yasaklanmasına dair Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2009 tarihli ve 2007/218 esas, 2009/354 sayılı kararına yönelik itirazın sanık … yönünden süreden reddine, sanık … yönünden esastan reddine ilişkin, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2010 tarihli ve 2010/15 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 24.08.2010 tarih ve 2010/10273/52611 sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.09.2010 tarih ve 2010/211856 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre,
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, sanıkların yokluğunda verilen Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında başvuru süresinin başlangıcı konusunda tebliğ ve tefhimden hangisinin esas alınacağı ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususları gösterilmediği gibi kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği cihetle, anılan Mahkeme kararının kesinleşmemesi sebebiyle sanık … tarafından verilen itiraz talebini içeren 03/11/2009 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak kabulü gerekirken, itiraz talebinin süre yönünden reddine karar verilmesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8-c. maddesi uyarınca sanıklar hakkında denetimli serbestlik tedbiri belirlenirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir tedbire hükmedilmesi gerektiği, kanunî, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan, sanıkların kişiliğini, suçun işlenmesindeki özellikleri değerlendirmeden yazılı şekilde denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi karşısında, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/218 Esas, 2009/354 Karar ve 09.07.2009 tarihli kararının sonuç kısmında aynen; “verilen karar iddia makamında hazır bulunan Cumhuriyet Savcısının talebine uygun ve Cumhuriyet Savcıları ile sanık tarafından hükmün açıklanmasından veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde mahkememize verilecek bir dilekçe veya zabıt katibine bir beyanda bulunmak suretiyle Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi’nde itiraz yoluna başvurma imkanı bulunmak üzere, sanıkların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı” şeklindedir. Bu gerekçeli karar sanıklardan …’e Ayvalık Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda (2007/82. 04.07.2007) “Selimiye mah. Yonca Camii arkasında bulunan çardaklarda ikamet eder Ayvalık/Balıkesir” olarak adres beyan etmiş, duruşmadaki savunmasının alındığı 22.06.2009 tarihli oturumda ise “Selimiye mah. Yonca sokak Camii arkası no:27 Altınova Ayvalık/Balıkesir adresinde oturduğunu beyan etmiştir”. Sanığın son ikamet adresi duruşmada beyan ettiği adresidir. Gerekçeli kararın bu adreste tebliğ edilmesi gerektiği halde eski adrese tebliği suretiyle usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
2-Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/218 Esas, 2009/354 Karar ve 09.07.2009 tarihli kararının sanık … hakkında 2 nolu başlık altındaki 6. bendinde aynen;
“Sanığın denetim süresi içinde 5271 sayılı Yasa’nın 231/8-a maddesi gereğince denetim serbestlik tedbiri olarak meslek ve sanat sahibi olması amacıyla takdiren 1 yıl süre ile kahvelere gitmekten yasaklanmasına” şeklinde karar verilmiştir. Meslek ve sanatın ne olduğu, meslek ve sanatın kazanılması (edinilmesi için) hangi süre ile hangi eğitim programına devam etmek gerektiği belirtilmemiş, kahvelere gitmekten yasaklanma ile meslek ve sanat edinmesi istenilmiştir. Mahkemenin bu yöndeki kararı denetime imkan verecek biçimde olmayıp soyut nitelikte olup hukuki değildir.
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrası;
“(8). Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a-Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b-Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c-Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına yada takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı süresi durur” biçimindedir.
Buna göre 5271 sayılı CMK’nın 231/8-a bendine göre verilecek tedbir kararı farklı, 231/8-b bendine göre verilecek tedbir kararı farklı, 231/8-c bendine göre farklı olacaktır. Mahkeme 5271 sayılı CMK’nın 231/8-a bendi ile 231/c bendini karıştırmıştır.
Mahkemenin kararında isabet bulunmamaktadır. Mahkemece denetimli serbestlik tedbiri olarak karar verilmeden önce sanığın meslek sahibi olup olmadığı, okur yazar olup olmadığı, sosyal ve ekonomik durumu, bir meslek veya sanat edinmesi için tedbir kararı verilecek ise bunun yeri, zamanı, süresi belirtilmelidir.
Bu açıklamalara göre;
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlüler … ve … hakkında Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen 06.01.2006 tarih ve 2010/15 değişik iş sayılı kararın CMK’nın 309/3. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın 309/4-a madde ve fıkrası uyarınca müteakip işlemlerin bozma doğrultusunda mahallinde yerine getirilmesine, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.