Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19127 E. 2021/4764 K. 15.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19127
KARAR NO : 2021/4764
KARAR TARİHİ : 15.09.2021

MAHKEMESİ : ….Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan ölüm, yaralanma ve araç hasarı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
İlk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında, davacılardan …’ın ismi doğru olarak yazılmakla birlikte, hüküm kısmında 2-a ve 2-b bentlerinde “…” olarak hatalı yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
1) Temyize konu dava, öncelikle 23/05/2011 tarihinde …. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış; 19/09/2013 tarihinde davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İşbu karar davacıların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)…. Hukuk Dairesi’nin 30/04/2015 gün ve 2013/20497 Esas-2015/6264 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, bozma ilamı üzerine …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli kararı ile yargı yolu yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, kararın taraflar yönünden temyiz edilmemesi üzerine karar 26/04/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesinin davanın adli yargıda görülmesi gerektiğine ilişkin 26/09/2016 tarihli kararı sonrasında dava …. Asliye Hukuk Mahkemesinde yeniden görülmeye başlanmış, anılan mahkemenin 13/07/2017 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların istinaf yoluna başvurması sonucu, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin 07/11/2018 tarihli kararı ile kusura ilişkin çelişkinin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davacılar vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiş, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/12/2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların istinaf yoluna başvurması sonucu, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin 27/04/2021 tarihli kararı ile tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir.
Davacılar vekili ve davalı vekili bu kez temyiz başvurusunda bulunmuştur.
6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2. maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454’üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20/07/2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu nedenle daha önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa bile sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen karar dahi HUMK hükümlerine göre temyize tabi olacaktır. HMK geçici 3/2. maddedeki ilk düzenlemede “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi değiştirilerek “kararlar” ibaresi getirildiğinden bu değişiklik açıkça bu sonucu gerektirmektedir.
Somut olayda; kanun yoluna başvurulan yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar 13/12/2019 tarihli olup, kural olarak istinaf kanun yoluna tabi ise de, öncesinde 19/09/2013 tarihinde Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/352 Esas sırasına kayıtlı olarak açılan davada 19/09/2013 gün ve 2013/330 Karar sayılı kararla mahkemenin davanın yargı yolu nedeniyle reddine, yargı yolu bakımından davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin idare mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, bu karar Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 30/04/2015 gün ve 2013/20497 Esas-2015/6264 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bu haliyle Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihlerinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada, esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf değil temyiz kanun yolu olduğu anlaşıldığından, Dairemizin temyiz incelemesi yapmakla görevli ve yetkili olduğu kabul edilerek, tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine dair kararı yok hükmünde olup hukuki sonuç doğurmayacağından, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin 27/04/2021 tarihli ve 2020/1636 Esas- 2021/482 Karar sayılı kararının kaldırılarak, işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
2) Davacılar vekili ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalı idarenin sorumluluğunda bulunan karayolunda yola mucur dökülmüş olması ve buna ilişkin uyarı levhalarının bulunmaması nedeniyle müvekkillerinden…’in sevk ve idaresindeki araçla yaptığı tek taraflı trafik kazasında müvekkillerinin kızı …’nın hayatını kaybettiğini ve davacı …’in yaralandığını ileri sürerek 6.000,00 TL maddi tazminat ile toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili görev itirazında bulunmuş davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve alınan kusur bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacı …’ın % 75, davalı …’nün ise % 25 kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı …’e ait araçta meydana gelen hasara ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 3.500 TL maddi tazminatın 23/05/2011 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, …’nın vefatı nedeniyle; davacı … için 20.000 TL, davacı Sevgi için 20.000 TL, davacı … için 7.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı … için; oğlu Nail’in yaralanması için 4.000 TL, torunu …’nın ölümü nedeniyle 4.000 TL olmak üzere toplam 8.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, aşağıda dökümü yazılı 619,70 TL fazla alınan harcın temyiz eden davacılara geri verilmesine, 15/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.