YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/707
KARAR NO : 2021/11549
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2017 tarih ve 2016/240 – 2017/123 sayılı kararı
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, silahlı terör örgütüne yardım etmek, tasarlayarak öldürmeye olası kasıtla teşebbüs etmek, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi
Hüküm : 1-Sanık … hakkında;
a-TCK’nın 302/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/6-7-8-9, 63, 54. maddeleri gereğince;
b-TCK’nın 174/1, 3713 sayılı Kanunun 5/2, TCK’nın 52/2-son, 53, 58/6-7-8-9. maddeleri gereğince;
c-TCK’nın 82/1-a, 35/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 21/2, 53, 58/6-7-8-9, 63. maddeleri gereğince (2 kez); mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,
2- Sanık … hakkında;
a-TCK’nın 302/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/6-7-8-9, 63, 54. maddeleri gereğince;
b-TCK’nın 174/1, 3713 sayılı Kanunun 5/2, TCK’nın 62, 52/2-son, 53, 58/6-7-8-9. maddeleri gereğince;
c-TCK’nın 82/1-a, 35/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 21/2, 62, 53, 58/6-7-8-9. maddeleri gereğince (2 kez); mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,
3- Sanık … hakkında; TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri yollamasıyla 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 63, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Sanıklar … hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
09.09.2016 tarihli 2. celse duruşma tutanağında üye hakim …ın (38156) ve zabıt katibi …’ün (…) gerek fiziki gerekse elektronik imzalarının bulunmadığı anlaşılmış ise de bu husus mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiş; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, tasarlayarak öldürmeye olası kasıtla teşebbüs etmek
suçlarından; sanık … hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan ve sanık … hakkında ise silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulurken eylemin bomba ile gerçekleştirildiği gözetilmeden, TCK’nın 82/1-c maddesinin uygulama alanının düşünülmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
1-CMK’nın 225/1 maddesinde öngörülen “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir” hükmü uyarınca; dava konusu yapılacak eylemin, sevk maddeleri ile birlikte, bağımsız olarak iddianamede gösterilmesi gerektiği dikkate alınarak, sanıklar … ve … hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan açılmış bir dava bulunmaması karşısında dava açılması sağlanmadan yargılamaya devamla ve ek savunma verilmek suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Sanık …’un, olay tarihinden önce sanık …’ın temin edip … iline naklettiği, sonrasında sanıklardan … tarafından 14.04.2016 günü valiz içerisinde … iline getirilen patlayıcı maddeyi ve daha sonra 24.04.2016 tarihinde … ilinden … iline gelen canlı bomba…’yi evinde barındırmak, canlı bombanın evine geldiğini şifreli şekilde mesaj atmak suretiyle sanık …’ye bildirmek, yine patlama gününden önce 25.04.2016 tarihinde canlı bomba…’yi … civarına götürüp keşif yapmak şeklindeki eylemlerinin, oluş ve dosya kapsamı da nazara alındığında diğer sanıklar … ve … ile irtibat halinde ve bir organizasyon dahilinde hareket ettiğinin anlaşılması karşısında; her ne kadar temyizin kapsamında değil ise de sanık …’un tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi ve patlama nedeniyle gerçekleşen kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından da sorumlu olduğu ve fakat aleyhe temyiz bulunmadığından anılan bu iki suç nedeniyle verilen beraat kararlarının kesinleştiği, mevcut haliyle sanığın eyleminin TCK’nın 302/1. maddesi kapsamındaki Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçunu oluşturduğu; ancak CMK’nın 225/1 maddesindeki düzenleme uyarınca bu suçtan usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunularak dava açılmasının temini cihetine gidilerek yargılamaya devamla iş’ar olunan eylemden mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde ve suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanıklar … ve …’ye atılı katılanlar … ve …’e yönelik eylemleri dolayısıyla, somut olayda olası kast hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olamayacağı nazara alındığında; tasarlamak suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nın 37/1 maddesi delaletiyle 82/1-a, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 35/2-1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeksizin, eylemin olası kastla işlendiğine dair
hatalı kabul, kanun maddelerinin yanlış sırayla uygulanması suretiyle ve suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Sanık … hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler açısından; İlk Derece Mahkemesince hükmün esasını oluşturan kısa kararda tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan temel ceza tayin edilirken; nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu açısından ise belirlenen cezada TCK’nın 35. maddesi gereğince yapılan indirimde alt sınırdan uzaklaşılmasına rağmen, kararın gerekçesinde sanık hakkındaki cezaların alt sınırdan tayin edildiği belirtilerek kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5-09.09.2016 tarihli 2. celse duruşma tutanağında üye hakim …ın (38156) ve zabıt katibi …’ün (…) gerek fiziki gerekse elektronik imzalarının bulunmaması,
6-Kabul ve uygulamaya göre ise;
TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanık …’un Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; sanıklar … ve …’nin ise nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından tayin olunacak cezalar yönünden CMK’nın 307/4. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre, bozma nedenleri, atılı suçlar için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.