Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4562 E. 2021/6850 K. 06.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4562
KARAR NO : 2021/6850
KARAR TARİHİ : 06.12.2021

MAHKEMESİ : ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2018 tarih ve 2016/759 E- 2018/409 K. sayılı kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.02.2020 tarih ve 2018/1925 E- 2020/377 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şahısların müvekkiline olan borçlarını sahibi oldukları zincir marketin şubelerinden birini müvekkiline devrederek ödemeyi taahhüt ettiklerini ve müvekkilinin davaya konu çekleri bu amaçla keşide edip, avans olarak davalı şahıslara verdiğini ancak belirtilen devrin gerçekleşmediğini ve çeklerin bu suretle bedelsiz kaldığını, bu aşamadan sonra davalı şahısların kredi borçlarının teminatı olmak üzere davaya konu çekleri davalı bankaya rehin cirosu yoluyla devrettiklerini, çekte rehin cirosu kabil olmadığından bankanın yetkili hamil olmadığını ve davalı bankanın çeki kötüniyetle iktisap ettiğini ileri sürerek, davaya konu 2 adet çekten dolayı davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, davalı şahısların müvekkili bankanın kredili müşterisi olduğunu ve çeklerin kredi borcuna mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile devralındığını, borçlunun lehtara karşı olan şahsi defilerini iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şahıslarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şahısların huzurdaki menfi tespit davası sebebiyle üzerlerine düşen ispat külfetini yerine getirerek çek nedeniyle davacıdan alacaklı olduklarını ispat edemedikleri, davacının işletme defterinin de bu hususu doğruladığı, bu nedenle davacının davaya konu çekler nedeniyle davalı şahıslara borçlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı bankanın çeki rehin cirosuyla devraldığı, rehin cirosunun geçerliliğinin temelde geçerli bir borç ilişkisinin varlığına bağlı olduğu, bir bankanın normal koşullarda lehtar ile keşideci arasındaki alt ilişkiyi bilmesinin her zaman mümkün olmayacağı ancak davalı şahısların ortağı olduğu Yonca Market isimli iş yeri aleyhine Erzincan İlinde açılan onlarca icra takibi ve ceza dosyasının bulunduğu, işletmenin durumunun yerelde ticaret hayatında bilindiği, davalı bankanın bu sorunları bilmediğini ileri sürmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, temelinde hukuki sorun bulunan bir senedi rehin cirosu ile almasının basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermediği sonucunu doğurduğu, söz konusu kredi borcunun miktarı ile teminat altına alınan miktar arasında orantısızlık bulunmadığı, cironun gerçek bir ciro olmadığı, davacının, davalılar arasındaki rehin cirosu kapsamında iyi niyetli olduğu ve bu iyi niyetin korunması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı banka vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından keşide edilen çeklerin davalı şahısların oluşturduğu adi ortaklığa verildiği, bu adi ortaklık tarafından da davalı bankaya ciro edildiği, dava konusu çeklerde, çeklerin bankaya teminat amaçlı veya rehin cirosu ile devredildiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmaması, çeklerdeki ciroların şekil itibariyle temlik cirosu niteliğinde olması, davalı bankanın çekin kullanılan kredilerin teminatı olarak alındığına ilişkin herhangi bir kabul veya ikrar bulunmaması ve davaya konu çeklerin davalı bankaya teslimine ilişkin 22/06/2016 tarihli teslim tutanağında da “…çekleri ilişikte, bedellerinin tahsilinde Bankanızın dilediği borcuma mahsubu için Bankanıza temliken ciro ve teslim ediyoruz” ibaresinin yer alması hususları hep bir arada gözetildiğinde çekin temlik cirosu ile davalı bankaya geçtiğinin ve davalı bankanın meşru hamil olduğunun kabulü gerektiği, TTK’nın 818. maddesinin göndermesiyle çekler hakkında uygulanması gerekli aynı kanunun 687. maddesine göre, senet nedeniyle kendisine başvurulan kişinin düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceği, bu durumun istisnasının hamilin senedi iktisap ederken bile bile hamilin zararına hareket etmesi olgusu olduğu, davacının davalı şahıslara karşı sahip olduğu defileri davalı bankaya karşı ileri süremeyeceği, bunun yanında davalı bankanın çeki kötü niyetle iktisap ettiğini de ispatlayamadığı gerekçesiyle, davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davalı şahıslar hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.